Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/2503 E. 2009/10630 K. 06.07.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2503
KARAR NO : 2009/10630
KARAR TARİHİ : 06.07.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, murisinin iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında diğer temyiz itirazlarının reddine
2-Dava 08.01.2007 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu ölen sigortalının yakınının manevi zararının giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacının oğlu olan sigortalı Kazım Yorulmaz’ın öldüğü iş kazasında sigortalının 2/8 üst işverenin 2/8 alt işverenin 4/8 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı baba yararına 15.00,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tamamen silinerek yerlerine;
“Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile;
1-15.000,00 TL manevi tazminatın 8.1.2007 olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı verilmesine; fazla istemin reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 1.800,00 TL; nisbi avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine; ret edilen manevi tazminat miktarı üzerinden aynı Tarife gereğince hesaplanan 1.200,00 TL nisbi, avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-Davacı tarafından yapılan toplam 9,60 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre takdiren 6,00 TL sının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmının davacı üzerinde bırakılmasına
4-Alınması gereken 810,00 TL karar ve ilâm harcı peşin alınan 337,50 TL harcın düşülmesiyle kalan 472,50 TL nisbi harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, peşin yatırılan 337,50 TL nisbi harç ile 14,00 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 351,50 TL harç yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı verilmesine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 06.07.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.