Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/2835 E. 2009/11454 K. 29.09.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2835
KARAR NO : 2009/11454
KARAR TARİHİ : 29.09.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, meslek hastalığı sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının meslek hastalığı sonucu fark maluliyetinden doğan manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece %37.8 fark maluliyet için 30.240.00 TL. manevi tazminata hükmedilmiştir.
Davacının meslek hastalığı sonucu % 37,8 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı olayda % 100, oranında kaçınılmazlık olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile sigortalıya verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına 15.000.00 TL manevi Tazminata hükmedilmesi gerekirken 30.240.00 TL’sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Hüküm fıkrasının tümden silinerek yerine;
“1-Davanın kısmen kabulü ile %37,8 fark maluliyet için 15.000.00 TL. manevi tazminatın rapor tarihi olan 22.07.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine,
2-Alınması gereken 810.00 TL. karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin yatırılan 408.30 TL. harcın indirilmesiyle kalan 401.70 TL. harcın davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına, davacıdan alınan 408.30 TL. peşin harç ile 14.00 TL. başvuru harcı toplamı 422.30 TL. harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.800.00 TL. avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,kısmi red nedeniyle 1.800.00 TL. avukatlık ücretinin de davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 6.40 TL.yargılama giderinden red ve kabul oranına göre takdiren 4.00 TL.’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine kalanının davacı üzerinde bırakılmasına,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 60.00 TL temyiz başvuru harcı yatırılmış olduğu anlaşılmakla , aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 29.09. 2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.