Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/3119 E. 2010/4146 K. 12.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3119
KARAR NO : 2010/4146
KARAR TARİHİ : 12.04.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden … maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R

1-Davacı, iş kazası sonucu beden güç kaybına uğraması nedeni ile, maddi zararının olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Mahkemece, davacının maddi tazminat istemi kabul edilerek 102.000.00-TL’nin l0.05.2000 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile “davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline” şeklinde hüküm kurulmuş, verilen bu karar tüm taraflarca süresi içinde temyiz edilmiş ancak davalı … vekili l6.07.2008 tarihinde vermiş olduğu dilekçesi ile hükmeesas alınan kusur raporunda kendilerine kusur izafe edilmediği halde kararda kendilerinin de sorumlu tutulmuş olmasının maddi hataya dayalı olduğundan bu hususun tavzihen düzeltilmesi talebinde bulunmuş, mahkemece 29.07..2008 tarihli “tavzih” kararı ile yeniden kısa karar oluşturularak hüküm altına alınan maddi tazminatın “davalı Feri müdahil …’dan ” tahsili ile davacıya verilmesi şeklinde kısa kararda düzeltme yapılmıştır. Bu karar da davacı ve davalı Kooperatif tarafından temyiz edilmiştir. Görüldüğü üzere taraflar yerel mahkemenin 16.07.2008 tarihli tavzih kararını da temyiz etmektedirler.
Hükümlerin tavzihi, HUMK’nun 455.maddesinde düzenlenmiş olup, “Hüküm müphem ve gayri vazıh olur veya mütanakız fıkraları ihtiva ederse icrasına kadar iki taraftan her biri iphamın tavzihini ve tenakuzun ref’ini isteyebilir” hükmünü içermektedir. Yine aynı yasa’nın 389-390 maddelerine göre hakim hükmü vermekle o davadan elini çekmiş olur ve yargılamanın iadesine karar verilmedikçe veya hüküm temyiz edilip bozulmadıkça verilen hükmü hiçbir biçimde değiştiremez.
Hükümlerin tavzihi bu kuralın dışında değildir. Hakim elini çektiği hükmü sadece tavzih edebilir. Tavzih gerekçesiyle verilen hüküm fıkrasında değişiklik yapamaz ve daha önce verilen kararın dışına çıkılacak biçimde, taraflardan birinin sorumluluğunu azaltamaz veya artıramaz.
Yerel mahkemece hüküm altına alınan maddi tazminatın “davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline” ilişkin bölümünün tavzih yolu ile “Feri müdahil …’dan tahsiline” ilişkin olarak verilen tavzih kararı, hükmün değiştirilmesi niteliğinde olup tavzih niteliğinde olmadığından davacı ve davalı Kooperatif vekilinin tavzih kararına yönelik temyiz itirazları kabul edilmeli ve 29.07.2008 tarihli tavzih kararı bozularak ortadan kaldırılmalıdır.
2-Tarafların mahkemenin 03.07.2008 tarihli asıl hükmüne ilişkin temyiz itirazlarına gelince, dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı yasal gerektirici nedenlere göre davalı … ile davacının tüm, diğer davalı … Kooperatif Başkanlığının ise aşağıda ki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
3-Davacının iş kazası geçirdiği iş,dosyaya ekli 14.05.1992 tarihli sözleşme ile davalı kooperatif tarafından tüm yükümlülükleri davalı …’ya ait olmak üzere “anahtar teslimi” niteliğindeki sözleşme ile yükleniciye yaptırılan inşaat işyeri olup davacının da davalı Vedat’ın işçisi olduğu tartışmasızdır. Mahkemece alınan 17.10.2005 tarihli kusur raporunda da aynı gerekçe ile davalı kooperatifin kusurunun bulunmadığı yolunda rapor düzenlenmiş iken işveren sıfatı taşımayan ve de olayda kusurunun olmadığı anlaşılan davalı Kooperatif hakkında açılan davanın reddine karar vermek gerekirken bu davalının tazminatla sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kooperatif Başkanlığının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkemenin 16.07.2008 tarihli tavzih kararının bozularak ortadan kaldırılmasına, mahkemenin 03.07.2008 tarihli kararının BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalı …. Oto Tamircileri San.Sit.Koop.’ne iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, 12.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.