YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3341
KARAR NO : 2010/3884
KARAR TARİHİ : 06.04.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden … maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava uğramış olduğu iş kazası sonucu malul kalan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece maddi ve manevi tazminat istemlerinin aynen kabulüne karar verilmiştir.
Davacının iş kazası sonucu % 8,2 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı olayda davacının % 20, davalı işverenin % 80 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile sigortalıya verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına 7.000 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 10.000 TL’sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden ötürü hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine;
“1-22.241,11 TL. maddi tazminat ile 7.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 20.7.2003 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine,fazla istemin reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen maddi tazminat miktarı üzerinden 2.524,10 TL. ile kabul edilen manevi tazminat miktarı üzerinden 840,00 TL. avukatlık ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden aynı Tarife gereğince hesaplanan 500,00 TL. avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
3- Kabul ve ret oranına göre davacı tarafından yapılan toplam 649,50 TL. yargılama giderinden taktiren 585,00 TL.sinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına
4-Alınması gereken 1.579,02 TL. karar ve ilam harcından peşin alınan 436,00 TL. nisbi harcın indirilmesiyle bakiye 1.143,02 TL. karar ve ilam harcının davalılardan tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına, davacı tarafından peşin yatırılan 436,00 TL. nisbi harç ile 12,20 TL. başvuru harcı olmak üzere toplam 448,20 TL. harç giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, 06.04.2010 gününde oybirliği ile karar verildi