Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/3675 E. 2010/5203 K. 04.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3675
KARAR NO : 2010/5203
KARAR TARİHİ : 04.05.2010

MAHKEMESİ :… Mahkemesi

Davacı, askerlik süresi hariç olmak üzere 14.6.1998-7.1.2007 tarihleri arasında işveren yanında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, davalıya ait kum ocağı işyerinde 14.06.1998-07.01.2007 tarihleri arasında kalan dönemde zorunlu askerlik hizmetini yaptığı süreler dışında hizmet akdine dayalı olarak sürekli çalıştığının tespitini istemiştir.
Mahkemece, davacının askerlik hizmetini yaptığı 22.08.2005-22.11.2006 tarihleri arasında kalan süreler ile davalı işyerinden bildirimde bulunulan 19.06.2003-31.08.2003 tarihleri arasında kalan süreler dışlanarak, davacının 01.09.2003-21.08.2005 ve 23.11.2006-07.01.2007 tarihleri arasında kalan sürede davalı işyerinde çalıştığının tespitine karar verilmiş ve bu karar süresinde davalı Kurum tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının çalışmalarına ilişkin olarak 19.06.2003-31.08.2003 tarihleri arasında davalı işyerinden bildirimde bulunulduğu ve 22.08.2005-22.11.2006 tarihleri arasında askerlik hizmetini yaptığı uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık konusu olan 01.09.2003-21.08.2005 ve 23.11.2006-07.01.2007 tarihleri arasında kalan döneme gelince, davalı işverene ait kum ocağı işyerinin 19.06.2003 tarihinden itibaren yasa kapsamında bulunduğu, anılan dönemde 19.06.2003 tarihli işe giriş bildirgesiyle birlikte 19.06.1996 tarihinden itibaren 1996/2 dönemde 75 günlük çalışmanın davalıya ait inşaat malzemesi satışı işyerinden Kuruma bildirildiği ve bildirime uygun olarak da primlerin ödendiği dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Mahkemece uyuşmazlık konusu dönemde işverenin kayıtlarında çalışmaları bulunmayan tanıklar dinlendikten sonra davanın kısmen kabulüne dair verilen karar hatalıdır. Gerçekten kamu düzenine dayalı bu tür davalarda hakim, görevi gereği doğrudan soruşturmayı genişleterek sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığını belirlemelidir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Yapılacak …, davacının tespitini istediği sürelerle ilgili olarak eğer varsa davalı işverenin ücret bordrolarında davacının imzası olanlar saptanarak, imzasını içeren bordrolara geçmiş sürelerin dışındaki sürelerle ilgili olarak istemin reddine, imzalı olmayan bordrolardaki süreler yönünden de işverence SGK’na verilen dönem bordrolarında kayıtlı tanıklar saptanarak, bu tanıkların bilgilerine başvurmak, dönem bordroları yok ise işverenin komşu işyerlerinin kayıtlarına geçmiş kişileri veya benzer işi yapanların kayıtlara geçmiş kimseleri tespit edilip dinlenmek,
işyerine ilişkin Kurum şubesinde bulunan işyeri dosyası ile davacıya ait işyerindeki şahsi dosyalarını celbetmek, muhtasar vergi beyannamelerini incelemek ve tüm deliller toplandıktan sonra delilleri takdir edip ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 04.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.