YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5163
KARAR NO : 2010/3873
KARAR TARİHİ : 06.04.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalıya ait işyerinde 17.04.1999-02.01.2004 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Mahkemece verilen 19/09/2007 tarihli karar, davacı vekilince süresinde temyiz edilmiş olup, bilahare davacı vekilinin vekaletnamesindeki yetkisine binaen temyiz talebinden feragat etmiş bulunduğundan davacı vekilinin vaki temyiz talebinin feragat nedeniyle REDDİNE
2-Davalı SGK ve işveren vekillerinin temyizlerine gelince; Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
3-Dava, davacının davalı işverene ait işyerinde 17.04.1999-02.01.2004 tarihleri arasında geçen ve davalı Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tesbiti ile bir kısım işçilik alacaklarının davalı işverenden tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, istemin kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı işverence davacının (52132) sicil nolu iş yerinde 8.4.2000 tarihinde işe girdiğine dair işe giriş bildirgesinin verildiği, işyeri dönem bordroları ile davacının sigorta dosyasının eksik geldiği, imzalı ücret bordrolarının bulunmadığı, (52132) sicil nolu davalı işyerinden 8.4.2000- 15.11.2000 tarihleri arasında 218 gün, 9.1.2001-10.2.2001 tarihleri arasında 33 gün, 6.6.2001-5.10.2001 tarihleri arasında 120 gün , 1.3.2002 tarihinde girişle 2002 yılında 300 gün, 2003 yılında 240 gün bildirimde bulunulduğu, dava dışı (2476) sicil nolu işyerinden 15.4.1999-25.4.1999 tarihleri arasında 10 gün bildirimin olduğu, (52132) sicil nolu restoran işyerinin 10.1.1990 tarihinde 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı, davalı işyerinin 1991, 1996, 1997, 1998, 1999 ve 2000 yılları dönem bordrolarının Kurumca gönderildiği, davacının 2000/1. dönemde 23 gün bildiriminin olduğu, 2000 yılı sonrası dönem bordroları istenmediği, anlaşılmaktadır.
Gerçekten, davacının davalı işyerindeki çalışmaları 8.4.2000 tarihli davacının imzasını taşıyan işe giriş bildirgesi ile Kuruma kısmi olarak bildirilmiş ve bildirime uygun olarak primleri ödenmiştir
Öte yandan, işe giriş bildirgesi ve bordrolar sigortalının çalışmalarının işyerinde kesintili geçtiğinin karinesidir. Karinenin tersinin ise, eş değerdeki belgelerle kanıtlanması gerekir. Başka bir anlatımla, yazılı belgelerin varlığı halinde tanık sözlerine itibar edilemez. Dairemizin, giderek Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş görüşleri de bu doğrultudadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10.maddesinde bu tür hizmet tesbiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması, sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Mahkemece her ne kadar davacının davalı işyerinden 8.4.2000 tarihinde yapılan işe giriş bildiriminden önce 17.4.1999 tarihinde çalışmaya başladığı kabul edilerek hüküm kurulmuşsa da; davacının 15.4.1999 tarihinde başlayan başka bir işyerinden bildirilmiş çalışmaları bulunmaktadır. Davacının işe giriş bildirgesi öncesinde yani 8.4.2000 tarihi öncesinde davalı işyerinde çalıştığını kanıtlayan her hangi bir tanık beyanı veya delil bulunmadığından işe başlangıç tarihinin 17.4.1999 olarak kabulü hatalıdır. Bu nedenle 8.4.2000 tarihi öncesi döneme ilişkin tespit isteminin reddi gerekmektedir. 8.4.2000 tarihinden sonraki döneme ilişkin olarak; gerçekten ifadesi hükme dayanak alınan tanıklar davacı ile birlikte bu işyerinde çalışan, kayıtlara geçmiş kişilerden ise de, tanıkların sadece 1996-2000 yılları arasına ait kayıt ve bildirimleri bulunmakta ve tespiti istenen dönemde aynı çevrede benzer işi yapan başka işverenlerin çalıştırdığı ve bordrolara geçmiş kimselerden de başkaca tanık dinlenmediği görülmektedir.
Bu bakımdan tanık sözleri çalışma olgusu yönünden somut olgulara dayanmamakta soyut düzeyde kalmaktadır. Giderek, tanık sözlerinin inandırıcı güç ve nitelikte olduğu söylenemez.
Yapılacak iş; varsa işveren tarafından verilmiş 2000-2004 yılları arası dönem bordroları getirtilerek 8.4.2000-2.1.2004 tarihleri arasında davacı ile aynı işyerinde çalışan varsa kayıtlı tanıkların yoksa zabıta marifetiyle tespit edilecek işyerine komşu olan diğer işyerlerinde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanlarının beyanlarına baş vurularak çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, davacının sigorta dosyası getirtilerek gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasa’nın 2, 6, 9 ve 79/8. maddeleri gereğince kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ve hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum ve işveren vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre işçilik alacaklarına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davacı ile davalı işverene iadesine, 06.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.