YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5254
KARAR NO : 2010/3869
KARAR TARİHİ : 06.04.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 26.12.2007 tarihinden itibaren emekli olmaya hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, Kurum sataşmasının giderilerek davacının 26.12.2007 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kabulüyle, davacının 26.12.2007 tarihli tahsis talebine istinaden 01.01.2008 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmiş ise de; varılan bu sonuç usul ve yasaya uygun değildir.
1.4.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesinde zorunlu … sigortalılığı için esnaf sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı aranırken 20.4.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesi değiştirilecek zorunlu … sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olması şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşuna kayıtlı olma yeterli görülmüş, 22.3.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş, 2.8.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için esnaf sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüştür.
Öte yandan 22.02.2006 tarihinde kabul edilen ve 04.03.2006 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak 01.04.2006 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 5458 sayılı Sosyal Güvenlik Prim Alacaklarının Yeniden Yapılandırılması Ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 2/1. maddesinde “ 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu ile 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununa göre, 31/3/2005 tarihine kadar tahakkuk ettiği halde bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar ödenmemiş olan prim ve sosyal güvenlik destek primi borçları; bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki ay içerisinde Kuruma yazılı olarak başvurmak şartıyla, prim asıllarına ödeme süresinin bitiminden itibaren 31/12/1998 tarihine kadar uygulanan oranlara göre gecikme zammı hesaplanmak; 1/1/1999 tarihinden 31/12/2004 tarihine kadar Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan toptan eşya fiyat endeksi (TEFE) aylık değişim oranı; 1/1/2005 tarihinden yeniden yapılandırma başvurusunun yapıldığı tarihten önceki ayın sonuna kadar ise Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan üretici fiyat endeksi (ÜFE) aylık değişim oranı uygulanmak suretiyle, bu madde ve 3 üncü madde hükümlerine göre yeniden yapılandırılır ” denilmek suretiyle 31.3.2005 tarihine kadar biriken ve ödenmeyen primlerin yeniden yapılandırılmak suretiyle tahsili öngörülmüştür.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 5.12.1991 tarihli giriş bildirgesi üzerine davalı kurumca 11.9.1991 tarihi itibariyle Anonim Şirket kurucu ortaklığından dolayı 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olarak kayıt ve tescil edildiği, 22.04.1993 tarihli genel kurulda şirketteki hissesini devrettiği, hisse devrinin (genel kurul tutanağının) 27.04.1993 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığı, davalı Kurumca bu nedenle 27.04.1993 tarihi itibariyle sigortalılığın terkin edilip, 9.7.1996 tarihinde Limited Şirket ortaklığı nedeniyle yeniden tescil edildiği 9.7.1996 tarihinden itibaren Ticaret ve Sanayi Odası kaydının devam ettiği, esnaf ve sicil kaydının bulunmadığı, 1992 yılı affından yararlanarak ilk ödemeyi 25.12.1991 de yaptığı, 30.6.2003 tarihinde Kuruma yapmış olduğu birikmiş borçlarının yapılandırılması talebinin kabul edilmesine rağmen üç ay ardarda ödemede bulunmadığından yapılandırmanın iptal edildiği, 1.5.2006 tarihinde 5458 sayılı Yasaya göre yapılandırma talebinde bulunduğu ve 18.5.2006 tarihinde 12.722,00 TL toplu ödeme yaptığı, son ödemesinin 31.1.2008 tarihinde olup 27.2.2008 tarihi itibariyle Kurumca kabul edilen sigortalılık süresinin 13 yıl 13 gün olup 77,60 TL borcunun oduğu, 26.12.2007 tarihli tahsis talebinin Kurumca ihtilaflı dönem olan 27.1.1993-9.7.1996 tarihleri arasında sigortalı olmadığından ve 5000 günü dolmadığından reddedildiği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar davacının 18.5.2006 tarihinde 5458 sayılı Yasa’dan yararlanarak toplu prim ödemesi var ise de; anılan Yasa bir af yasası olmayıp daha önceden başlamış ve devam eden geçerli bir sigortalılıktan dolayı Kuruma ödenmemiş primlerin yeniden yapılandırılarak ödenmesi suretiyle sigortalılara getirilmiş bir yasal imkandır. Gerçekten 5458 sayılı Yasa’dan yararlanabilmek için önceden usulüne uygun olarak başlayıp devam eden bir sigortalılığın bulunması ve 31/3/2005 tarihine kadar tahakkuk ettiği halde bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar ödenmemiş olan prim borcunun bulunması gerekecektir. Yani 5458 sayılı Yasa toplu prim ödemesinde bulunmak suretiyle geçmişe dönük olarak sigortalılık statüsü ihdas eden bir yasa değildir. Primler 2006 yılında ödendiğinden davalı Kurumca uzunca süre kullanma olgusu da oluşmadığından 5458 sayılı Yasa gereğince yapılan ödeme gözetilerek davacıyı sigortalılık şartları taşımadığı dönemde sigortalı olarak saymak ve bu sigortalılığa dayalı olarak yaşlılık aylığına hükmetmek mümkün değildir.
Yapılacak iş, davacının ihtilaf konusu olan 27.1.1993-9.7.1996 tarihleri arasındaki dönemde sigortalılık şartlarına haiz olmadığından, aylık isteminin reddine karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 06.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.