Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/5300 E. 2010/5757 K. 13.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5300
KARAR NO : 2010/5757
KARAR TARİHİ : 13.05.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (…) Mahkemesi

Davacılar, murisinin … kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, … kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, istemin reddine karar verilmiştir. Karar davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
İnsan yaşamının kutsallığı çerçevesinde işverenin, işçilerinin sağlığını ve … güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu … Kanunu’nun 77.maddesinin açık buyruğudur. Hükme esas alınan 21.01.2009 günlü bilirkişi raporunda; kaza nedeniyle ölen sigortalının %100 oranında kusurlu olduğu,davalı işverenin ise kusursuz bulunduğu belirtilmiştir.
Ancak bilirkişilerin maddi olaya ve işverenin kusursuzluğuna ilişkin değerlendirmelerinin dosya kapsamına uymadığı görülmektedir. Somut olayda, davacıların murisinin, olay günü yönetimindeki davalı şirkete ait kamyon ile 7 metre genişliğindeki çift yönlü karayolunda seyretmekte iken, dikkatsiz-tedbirsiz ve aşırı süratle seyir etmiş olmasına bağlı olarak direksiyon hakimiyetini kaybedip, kontrolsüz bir şekilde sol taraftan yol dışına çıkarak, takla atmak suretiyle kendisinin vefatına ve araçta bulunan yedek sürücü …’ın yaralanmasına sebebiyet verdiği,bilirkişi raporunda kaza nedeniyle ölen sigortalının dikkatsiz-tedbirsiz ve süratli bir şekilde araç kullanıp tek taraflı olarak kaza yapmak suretiyle kendisinin vefatı ile birlikte araçta bulunan yedek sürücü …’ın yaralanmasına sebebiyet verdiğinden dolayı %100 oranında kusurlu olduğu, davalı şirketin ise yeterli sınıfta sürücü belgeli murisi istihdam ettiği,çalışma süreleri hilafına işveren tarafından sürücüyü bağlayıcı emir ve talimata dosyada rastlanmadığı,araçta herhangibir bozukluk tesbit edilmediği, … Kanunu ve … Güvenliği Tüzüğünün ilgili maddeleri gereğince her hangi bir ihmali bulunmadığından meydana gelen kazada kusursuz bulunduğu tesbit edilmiştir.
Hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda; bilirkişilerin … Kanunu’nun 77.maddesinin öngördüğü koşulları göz önünde tutarak ve özellikle işyerinin ve yapılan işin niteliğine göre, işyerinde davacının görev yaptığı alanlarda uygulanması gereken İşçi Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliğinin ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin, alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususları ayrıntılı bir biçimde incelemek ve kusurun aidiyeti ve oranını hiç bir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptamadıkları anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca kusur raporunun, … Kanununun 77.maddesinin öngördüğü koşulları içerdiği giderek hükme dayanak alınacak nitelikte olduğu söylenemez.
Yapılacak …; ölen sigortalının çalışma saatleri,kaza yaptığı aracın teknik özellikleri, yük durumu ve sefer sayısını ayrıntılı olarak irdelemek, işyerindeki çalışma şartlarının Trafik Yasası ve … Kanunu ile İşçi Sağlığı ve … Güvenliği mevzuatına uygun olup olmadığını tesbit etmek, İşçi Sağlığı ve … Güvenliği konularında uzman 3 kişilik bilirkişi kuruluna konuyu yeniden yukarıda açıklandığı biçimde inceletmek, verilen rapor dosyadaki bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın ve özellikle inandırıcı güç ve nitelikte olmayan, 77.maddenin öngördüğü koşulları içermeyen kusur raporunu hükme dayanak almak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, 13.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.