YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/549
KARAR NO : 2010/563
KARAR TARİHİ : 25.01.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, primlerini yatırdığı halde Kurumca kabul edilmeyen isteğe bağlı sigortalılık süresi ile askerlik borçlanması sürelerinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının primlerini yatırdığı halde Kurumca kabul edilmeyen isteğe bağlı sigortalılık süresi ile askerlik borçlanması sürelerinin tespiti istemine ilişkinidir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının 3327 gün prim ödeme gün sayısı bulunduğunun tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden ve hizmet cetveline göre davacının 23.4.1984-27.12.2004 tarihleri arasında aralıklı olarak, 3210 gün zorunlu, 1.3.1999-15.4.1999, 1.2.2002-19.3.2002, 1.1.2003-30.4.2003, 1.1.2004-29.7.2004 tarihleri arasında ise isteğe bağlı 506 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olduğu, 28.7.2003 tarihli makbuzla 1999/3,4.aylar için, 2002/1.,2.,3. aylar için, 2003/1.,2.,3.,4. aylar için, 5.12.2003 tarihli makbuzla askerlik borçlanması bedeli için, 16.3.2004 tarihli makbuzla 2004/2. ay için, 17.3.2004 tarihli makbuzla da 2004/Ocak ayı için ödeme yapıldığı, Kurumun 23.6.2005 tarihli yazısında da davacının bu makbuzlar kapsamında yaptığı ödemelerin hizmetine sayıldığının belirtildiği, ancak mahkemeye gönderilen 22.2.2007 tarihli yazıda ise 2003/1,2,3,4, aylarına ait ödemelerin hizmetten sayıldığına dair kayda yer verilmediği anlaşılmaktadır
Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 388. ve 389. maddelerinde belirtilmiştir. Hükümler davayı esastan çözümleyen, taraflar arasındaki uyuşmazlığı sona erdiren nihai kararlardır. Hüküm ile taraflar arasındaki uyuşmazlık sona erer. Hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır. Hatta giderek denebilir ki,dava içinden davalar doğar,Hükmün hedefine ulaşılmasını engeller, Kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz. Yargıtay’ın yerleşmiş görüşü de bu yöndedir (Hukuk Genel Kurulu’nun 19.6.1991 gün 323/391 sayılı ve 10.9.1991 gün 281-415 sayılı ve 25.9.1991 gün 355-440 sayılı kararları).
Somut olayda mahkemece davacının toplam prim ödeme gün sayısının 3327 gün olarak belirlenmesi karşısında; sigortalılığın hangi tarihte başladığı, hangi tarihler arasında zorunlu, hangi tarihler arasında isteğe bağlı sigortalı olduğu tarih aralıklarıyla gösterilmeden ve kaç günün askerlik borçlanmasına karşılık geldiği açıklanmadan davacının aylık bağlanmasında önemli olan bu hususlar kararda açıkça gösterilmeksizin infazı kabil olmayacak şekilde hüküm kurulması, öte yandan davacının istemi açıkça primlerini ödediği isteğe bağlı sigortalılık ile askerlik borçlanmasına ait sürelerin hizmetinden sayılması gerektiğinin tespiti yönünde iken mahkemece bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmeyerek davacının tüm sigortalılığına esas prim ödeme gün sayısının tespitine karar verilmekle yetinilerek, yine davacının primlerini ödediğini bildirdiği sürelere ilişkin Kurumun 23.6.2005 ve 22.2.2007 tarihli yazıları arasındaki çelişki Kuruma sorularak giderilmeden yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
Yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın infazı kabil olmayacak biçimde yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki itirazların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 25.01.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.