YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5690
KARAR NO : 2010/7839
KARAR TARİHİ : 01.07.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacılar, murisinin davalı işveren nezdinde 15.1.1994-10.5.1999 tarihleri arası çalıştığının tespiti ile ölüm aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Uyuşmazlık, davacıların murislerinin davalı işverenin işyerinde dilekçede tarihlerini bildirdikleri dönemlerde hizmet akdine dayalı olarak çalıştıklarının tespiti ile ölüm aylığı talebine ilişkindir. Bu yönüyle davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesidir.
Ne var ki, birden fazla işçinin aynı dava dilekçesi ile dava açabilmesi için davacılar arasındaki zorunlu veya ihtiyari (isteğe bağlı) dava arkadaşlığının bulunması gerekir. Zorunlu dava arkadaşlığı maddi hukukun (M:K:, B.K., T.T.K) bir hakkın birden fazla kişi tarafından dava edilmesini veya birden fazla kişiye karşı dava açılmasını öngördüğü durumdur. Somut olayda, maddi yönden zorunlu dava arkadaşlığı ( örneğin M.K’nun md.630 iştirak halinde mülkiyet, B.K. 520 adi ortaklık) bulunmadığı gibi şekli yönden dava arkadaşlığı da (M:K: md.242, M.K. md. 639/3, İ.İ.K., md. 282) söz konusu değildir.
Öte yandan. zorunlu dava arkaşadlığı dışında kalan ihtiyari (isteğe bağlı) dava arkadaşlığının mümkün olduğu haller H.U.M.K.’nun 43. maddesinde a) dava konusu hak veya borcun ortak olması (B:K: Md. 142. müteselsil borçluluk) b) borluların ortak bir işlem (örneğin sözleşme) ile birden çok kişi yararına borç yüklenmiş olması c) davanın aynı nedenden doğması (örneğin B.K. md. 50 birden fazla kişinin haksız fiil sorumluluğu) olarak sayılmıştır. Somut olayda, davacılar arasında anılan maddede öngörülen nitekilke ihtiyari (isteğe bağlı) dava arkadaşlığı da bulunmamaktadır.
Bu durumda, davacılar arasında zorunlu veya ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmadığından , H.U.M.K.’nun 46. maddesi uyarınca davalıların ayrılmasına karar verilmesi gerekirken birlikte görülerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
O halde tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edtilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklana nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davacı ve davalılardan … Ltd. Şti’ne iadesine, 1.7.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.