Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/5796 E. 2010/3895 K. 06.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5796
KARAR NO : 2010/3895
KARAR TARİHİ : 06.04.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, murisinin, davalı işveren nezdinde 1.7.1999- 31.7.2004 tarihleri arası çalıştığının tespiti ile aylık bağlama şartlarını taşıdığına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava davacının murisi (eşi) … …’ün davalı işverene ait … Oto Cam ünvanlı işyerinde geçen ve kuruma eksik bildirilen 01.07.1999-31.07.2004 tarihleri arasındaki hizmet süresinin tesbitine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, bu sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesinde, bu tür hizmet tesbit davasının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında, resmi belge veya yazılı delillerin bulunması, sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olur. Ne varki bu tür kanıtlar salt bu nedene dayanarak istemin reddine neden olmaz; aksi durumun ispatı olanaklıdır. Somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla, Kuruma bildirilen dönem bordro tanıkları ve komşu işyerinin kayıtlı çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür.
Mahkemenin bu tür davaların kişilerin sosyal güvenliğine ilişkin olması ve kamu düzenini ilgilendirdiğini göz önünde tutarak gerektiğinde; doğrudan soruşturmayı genişletmek suretiyle ve olabildiğince delilleri toplaması gerekmektedir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Somut olaya gelince; Dava, davacının murisi (eşi) … …’ün davalı işverene ait … Oto Cam ünvanlı işyerinde 01.03.2001-21.06.2002 tarihleri arasında toplam 460 günlük hizmet süresi kuruma bildirilmiştir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden davalı işverenin ölen sigortalının babası olduğu anlaşılmaktadır. Duruşmada dinlenen tanıklar davalı işverenin resmi belgelerinde isimleri yazılı (kurum kayıtlarına geçen) çalışanlarıdır.
506 sayılı Yasanın 6. maddesinde belirlendiği şekilde Sosyal Güvenlik … vazgeçilemez, devredilemez ve kaçınılamaz bir haktır.Davalı işveren ile davacının eşi olan sigortalının baba oğul olduğu nazara alındığında davalının oğlunun sosyal güvenceden yoksun kalmasına neden olacak şekilde hizmet süresini eksik bildirmiş olması hayatın olağan akışına uygun bulunmadığı gibi, çalışılan süre ve işyerinin diğer çalışanları da kuruma bildirildiğine göre ölen sigortalının davalı işyerinde başkaca tesbit edilebilir çalışma süresinin bulunmadığının kabulü zorunludur. Açıklanan nedenlerle davanın reddi yerine kabule karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı … vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 06.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.