YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5841
KARAR NO : 2010/6370
KARAR TARİHİ : 03.06.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, murisinin geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacıların yakınları olup, 28.6.1997 tarihinde meydana gelen deniz kazası sonucu ölen sigortalının davalılardan aynı kişilere ait … Tic. A.Ş. ve … Tic. A.Ş.’nin işçisi olduğunun ve bu davalıların çalıştırdıkları kişilerin kusurlarından ayrıca istihdam eden sıfatı ile de sorumlu olduklarının ve kazanın iş kazası olduğunun tespiti ile davalılar … Ltd Şti ve …. Müm. Müş. Ltd. Şti’nin donatan ve sigortacı olmaları nedeniyle sorumlu olduklarının tespiti ve davacılara Sosyal Güvenlik Kurumunca iş kazası sigorta kolundan tahsis yapılması istemine ilişkindir.
Mahkemece, ölen …’ın …. Ltd İnç Şirketine ait Panama bandıralı … isimli gemide gemi adamı olarak çalıştığı olayın 506 sayılı Yasa uyarınca iş kazası kabul edilmeyeceği, Deniz İş Mevzuatının da Türk Bayraklı gemiler için uygulanabileceği nedeniyle olayın iş kazası olduğunun tespiti ve tahsis yapılması gerektiğine ilişkin talepler yönünden davanın esastan reddine, diğer taleplerle ilgili olarak da İstanbul Deniz İhtisas Mahkemesinin görevli olduğuna karar verilmiştir.
Uyuşmazlığın çözümlenebilmesi ve mahkemenin görevinin belirlenebilmesi için öncelikle ölenin kimin işçici olduğunun ve dolayısıyla Deniz İş Kanunu ya da 506 sayılı Yasa kapsamında olup olmadığının belirlenmesi gerekir.
Davacılar; ölenin, acentanın işçisi olduğunu iddia etmektedir.Dosyada ölenin yabancı bandıralı gemi adamı olduğuna ilişkin tercümesi yapılmamış bir fotokopi belge mevcuttur. Ölümle sonuçlanan olayın 28.6.1997 tarihinde tersanede meydana geldiği anlaşılmaktadır. Donatan ölenin aynı gün gemi adamı olarak işe başladığı bildirmektedir. Kamu düzenine ilişkin bu tür davalarda mahkemece gerçek durumun resen araştırılıp sonuca gidilmesi gerekir.
Bu durumda mahkemece gerçek durum araştırılmalı, ölenin kimin işçisi olduğunun tespiti için gerekirse davacılara delillerini bildirmesi için süre verilmeli, tersanede ve acentada çalışan bordrolu tanıklar dinlenmeli; gemiye işçi alınacağı hususunda ilgili kurumlara bildirim var mı araştırılmalı, gemi çalışanlarının Gümrük Başmüdürlüğü, Emniyet Şube Müdürlüğü, Hıfzıssıhha , Sahil Güvenlik, Liman İşletmesi vs. makamlara bildirilip bildirilmediği araştırılmalı, ayrıca İstanbul 1. İş Mahkemesinde görülen dava dosyası da getirtilip incelenmeli, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonuca varılmalıdır.
O halde davacıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve eksik araştırma sonucu oluşturulan hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, 3.6. 2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.