Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/5958 E. 2010/4207 K. 12.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5958
KARAR NO : 2010/4207
KARAR TARİHİ : 12.04.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı,maluliyet aylığını iptal eden Kurum işleminin iptaline,yeniden bağlanmasına sağlık hizmetlerinden faydalanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R

Dava, Kurum sigortalısı iken 1993 yılında malulen emekli olan davacının 10.05.2006 günü bir gün çalışması kabul edilerek bildirim yapılması nedeni ile kurumun maluliyet aylığı almakta iken çalıştığı gerekçesiyle 10.05.2006 tarihinden itibaren almakta olduğu aylığı kesip 10.05.2006-17.10.2006 tarihleri arasında ödenen aylıklar toplamı olan 2.621,02 YTL’nin 15 gün içinde faiziyle birlikte iadesini istemesi nedeniyle Kurum işleminin iptali ile maluliyet aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması istemine ilişkindir.
Mahkemece, Kurum yoklama memurlarınca düzenlenen tutanakta davacının ismi bulunduğu halde imzası bulunmadığı, dolayısıyla belirtilen bir günlük çalışma hizmet akdine dayalı fiili bir çalışma olmadığını, buna dayalı olarak davacının almakta olduğu maluliyet aylığının kesilmesi de sosyal güvenlik ilkelerine uygun düşmeyen bir uygulama olduğu, ayrıca davacının maluliyet durumu 07.02.1994 tarihli gelir bağlama kararında kontrol muayenesini gerektirmediği için yeni bir başvuru gerekmeksizin davacıya kesilen aylıklarının kesildiği tarihten itibaren ödenmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacı sigortalının SSK Bursa Hastanesinin 02.04.1993 tarihli raporuna göre 01.10.1993 tarihi itibarı ile maluliyet aylığı bağlandığı, davacının 10.05.2006 tarihinde bir günlük 506 sayılı Yasa kapsamında çalıştığı kabul edilerek maluliyet aylığı kesilmesi nedeni ile yeniden maluliyet aylığı bağlanması için Kuruma yaptığı 13.04.2006 tarihli başvurusu üzerine Çekirge Devlet Hastahanesi’nin 14.12.2006 tarihli raporu, SSK Başkanlığı Sağlık İşleri Genel Müdürlüğü Tedavi Hizmetleri ve Maluliyet İşleri Daire Başkanlığınca değerlendirilerek çalışma gücünün 2/3 oranında kaybedilmediği tesbit edildiği, davacının itirazı sonucu Sosyal Sigorta yüksek Sağlık Kurulunun 04.05.2007 tarih 35/2667 sayılı kararı ile de maluliyet oranının 2/3 olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Dava nitelikçe 506 sayılı Yasa’nın 52 ve devamı maddelerinde yer alan çalışma gücünün 2/3 oranında kaybedilmesi nedeni ile kesilen maluliyet aylığının yeniden bağlanması istemine ilişkindir.
506 sayılı Yasa’nın 53/A-1b maddesinde “ Kurum, sağlık tesisleri sağlık kurullarınca düzenlenecek rapor ve tıbbi belgelerin incelenmesi sonucu çalışma gücünün en az 2/3 ünü yitirdiğini” tesbit ettiği sigortalıya aynı yasanın 54. maddesinde yazılı şartlarla maluliyet geliri bağlanacağı, 57. maddesinde yazılı şartlarda sigortalının maluliyet durumunun kontrolü amacı ile Kurumca her zaman kontrol muayenesine tabi tutulabileceği bildirilmiştir.5510 sayılı Yasa’nın 25.maddesinde sigortalıya maluliyet aylığı bağlanabilmesi için çalışma gücünü %60 oranında kaybetmesi yeterli görülmüştür.
Somut olayda, Kurumun 506 Sayılı Yasa uyarınca maluliyet durumunu kontrol amacı ile sigortalıyı her zaman kontrol muaynesine tabi tutma yetkisi bulunduğu gözetilmeden, davacının 10.05.2006 tarihinde Kurum yoklama memuru tarafından tespit edilen ve işveren tarafından Kuruma bildirilen bir günlük çalışma hizmet akdine dayalı fiili bir çalışma olmadığı kabul edilerek, davacının almakta olduğu maluliyet aylığının kesilmesi de sosyal güvenlik ilkelerine uygun düşmeyen bir uygulama olduğu ve davacının maluliyet durumu 07.02.1994 tarihli gelir bağlama kararında kontrol muayenesini gerektirmediği için yeni bir başvuru gerekmeksizin davacıya kesilen aylıklarının kesildiği tarihten itibaren ödenmesi gerektiği yönünde hatalı değerlendirme ile sonuca gidilmesi doğru değildir
Yapılacak iş, davacının maluliyet aylığı koşullarını taşıyıp taşımadığı 506 sayılı ve 5510 sayılı Yasa’daki düzenlemeler gözetilerek Adli Tıp Kurulundan giderek Adli Tıp Genel Kurulundan rapor alınarak çalışma gücünü en az % 60 oranında veya 2/3 oranında kaybedip kaybetmediği belirlenip 5510 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği tarihte gözetilerek çıkacak sonuca göre bir karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasa’ya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,bozma nedenine göre davalı Kurumun öteki itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 12.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.