YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6008
KARAR NO : 2010/3683
KARAR TARİHİ : 01.04.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 9.1.1986- 11.3.2008 tarihleri arası 1479 sayılı yasa sigortalısı olduğunun 1.4.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına aksine kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 09.01.1986-11.03.2008 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa’ya tabi esnaf … sigortalısı olduğunun kabulü ile 11.03.2008 tarihli tahsis talebi nedeniyle 01.04.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına müstehak olduğunun tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kabulü ile davacının 01.01.1986 ile 11.03.1996 tarihleri arasındaki dönemin primleri davalı kurum tarafından icra kanalıyla tahsil edildiğinden 1479 sayılı Yasa kapsamında hizmetten sayılmasına,davacının yaşlılık aylığı talep tarihi olan 11.03.2008 tarihi itibariyle hizmet süresinin 25 yıl 10 ay 3 gün olduğu ve prim borcunun olmadığı anlaşıldığından ve davacının da 02.03.1962 doğumlu olduğu esas alınarak 01.04.2008 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına müstahak olduğu hususunun tespitine karar verilmiştir.
Hakimin son oturumda tutanağa yazdırıp tefhim ettiği karar, esas karar olup, sonradan yazılan gerekçeli kararın bu karara aykırı olmaması gerekir. Oysa 31.03.2009 günlü oturumda tefhim edilen kısa kararda sigortalılık başlangıcının 09.01.1986 olmasına karşın gerekçeli kararda 01.01.1986 olarak gösterilmesi,sigortalılık süresi kısa ve gerekçeli kararda 25 yıl 10 ay 3 gün olarak kabul edildiği halde gerekçede 25 yıl 10 ay 13 gün gösterilmesi nedeniyle kısa karar ile, gerekçeli kararın aykırı olduğu zaptın ve kararın incelenmesinden açıkça anlaşılmaktadır. Konuyla ilgili 10.4.1992 günü ve 991/7 Esas, 1992/4 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bu aykırılığın giderilmesi suretiyle gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gereği açıktır.
Ayrıca davacının dava dilekçesinin içeriğinde 09.01.1984-11.03.1996 tarihleri arasındaki dönemin tespitini istediği halde sonuç kısmında 09.01.1986-11.03.1996 tarihleri arasındaki dönemin tespitini istediği görülmekle mahkemece davacının talebinin açıklattırılarak sonuca gidilmesi gerekirken talepteki bu çelişkinin giderilmemesi de mahkemenin kabul şekli bakımından hatalı olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde,davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına 01.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.