YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/608
KARAR NO : 2010/560
KARAR TARİHİ : 25.01.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalı işveren nezdinde 1.9.2001- 21.7.2006 tarihleri arası çalıştığının tespiti ile işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 1.9.2001-21.7.2006 tarihileri arasında davalı işyerinde geçen ve Kuruma bildirilemeyen eksik sürelerinin tespitiyle işçilik alacaklarının davalı işverenden tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece işçilik alacaklarına yönelik davanın tefrikine, hizmet tespiti isteminin kabulü ile davacının davalı işyerinde 15.11.2001-21.7.2006 tarihleri arasında Kuruma bildirilmeyen 303 gün çalışmasının tespitine karar verilmiştir.
Gerçekten, davacının, işyerindeki çalışmaları işe giriş bildirgesine, aylık ve üç aylık bordrolara dayanılarak Kuruma kısmi olarak bildirilmiş ve bildirime uygun olarak da primleri ödenmiştir. Öte yandan işe giriş bildirgesi ve bordrolar davacı çalışmalarının işyerinde kesintili geçtiğinin karinesidir. Karinenin tersinin ise eşdeğerdeki belgelerle kanıtlanması gerektiği söz götürmez. Başka bir anlatımla yazılı belgelerin varlığı halinde tanık sözlerine itibar edilemez. Dairemizin, giderek Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş görüşleri de bu doğrultudadır. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacı adına davalı işyerinden 15.11.2001, 19.2.2003, 1.9.2003, 14.10.2003 tarihli işe giriş bildirgelerinin Kuruma verildiği, hizmet cetveline göre davalı işyerinde 15.11.2001-15.1.2003 ve 12.2.2003-2.6.2003, 1.9.2003-1.6.2004 ve 14.10.2004-1.7.2006 tarihleri arasında geçen çalışmalarının Kuruma tam olarak bildirildiği, dönem bordrolarının getirtildiği, ücret bordrolarının, puantajların ve ders programlarının getirtilmediği anlaşılmaktadır
Somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının çıkış ve giriş tarihleri arasındaki sürelerin tarihleriyle birlikte gösterilmesi gerekirken 15.11.2001-21.7.2006 tarihleri arasındaki takvim gün sayısı dikkate alınarak bu gün sayısından Kuruma bildirilenler dışında kalan 303 gün eksik bildirim olduğunun belirtilmesi ve işten çıkış ve yeniden giriş tarihleri arasındaki dönem okulların kapalı olduğu döneme denk geldiği halde bu dönemde çalışmanın olup olmadığı üzerinde yeterince durulmaksızın sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş; okulların tatil olduğu dönemlere denk gelen eksik sürelerde okulda eğitim ve öğretime devam edilip edilmediğini ilgili Milli Eğitim Müdürlüğünden sorumalı, davacının bu dönemlerde çalışıp çalışmadığı ve yaptığı iş araştırılarak puantaj kayıtları, ücret bordroları ve ders programları ile okuldaki görevine ilişkin belgeleri getirtilip varsa tarafların sunacağı diğer delillerle birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan …’na iadesine, 25.1.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.