Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/6275 E. 2010/7385 K. 24.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6275
KARAR NO : 2010/7385
KARAR TARİHİ : 24.06.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekilinde duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 435/2. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara ,toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı işverenin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava,iş kazası sonucu beden güç kaybına uğrayan davacının maddi zararının giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacı vekilince dava dilekçesinde davacının iş kazası geçirdiği tarihte asgari ücret üzerinden maaş aldığını belirtmesine ve bu miktarın üzerinde ücret alındığı iddia edilmemesine karşılık, hesap bilirkişi raporunda davacının dava dilekçesinde kaza tarihi itibariyle ne kadar ücret aldığını belirtmediği ve belge sunulmadığı gerekçesiyle davacının kaza tarihi itibariyle asgari ücretin 1,257 kat fazlasına karşılık gelen 440.46 TL net ücret aldığı varsayımından hareketle davacı vekil tarafından açıkca kabul edilen ücretin üzerinden hesaplama yapılarak sonuca gidilmesi HUMK’nun 74.maddesinde öngörülen taleple bağlılık ilkesine aykırı aykırıdır.
Yapılacak iş HUMK’nun 74.maddesi de dikkate alınarak davacının kaza tarihindeki ücretinin asgari ücret olduğu gözetilerek bu ücret esas alınarak hesaplama yapılmak suretiyle davacının maddi zararının yeniden belirleyerek sonuca varmaktır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya ayrı olup bozmayı gerektirir.
O halde davalı işveren vekillerinin temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 4.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.