YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6305
KARAR NO : 2010/4270
KARAR TARİHİ : 13.04.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, dul ve yetim aylığı bağlanmasına, aksine kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacı eşe talep tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının 16/04/2006 tarihli ölüm aylığı talebine göre 01/05/2006 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tesbitine karar verilmiştir.
Yapılan incelemede davacı murisi … …’in 29/05/1984-06/11/1986 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanuna tabi primleri ödenmiş, 2 yıl 5 ay 7 gün sigortalı hizmeti olduğu, 06/11/1986 tarihinde öldüğü, davacının eşinin askerlik yaptığı dönemi 2 yıl olarak borçlanarak 21/04/2008 tarihinde ödediği, davacının 16/04/2006 tarihli ölüm aylığı talebinin Kurumca talep tarihinde 5 yıllık hizmet süresi bulunmadığından ret edildiği görülmüştür.
Mahkemece 1479 sayılı Yasa’nın 41. maddesine göre davacının 01/05/2006 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tesbitine karar verilmiş ise de ihtilafın ve istemin ölüm aylığı talebi olduğu, murisin ölüm tarihi olan 06.11.1986 tarihinde ölüm aylığı için ” 3 tam yıl ” primi ödenmiş sigortalılık şartı bulunduğu , davacının 2926 sayılı Kanuna göre ölüm aylığı bağlanması için askerlik borçlanmasını yaptığı 21/04/2008 tarihi itibariyle murisin 4 yıl 5 ay 7 gün hizmetinin bulunduğu gözetilerek davacının askerlik borçlanmasını yaptığı tarihi takip eden aybaşı olan 01/05/2008 tarihinden itibaren ölüm aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesi gerekirken mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ. Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümden silinerek yerine;
” 1-Davanın kısmen kabulüyle davacı murisi … …’in ölümü dolayısıyla davacıya 1479 sayılı Kanunu’nun 41. maddesine göre Askerlik Borçlanmasını yaptığı 21/04/2008 tarihini takip eden aybaşı olan 01/05/2008 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, aksi yöndeki kurum işleminin iptaline, fazla talebin reddine,
2-Davalı Kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Asgari Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince 575,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya, 575,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan toplam 37,60 TL yargılama giderinden takdiren 30,00 TL sının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 13/04/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.