YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6528
KARAR NO : 2010/4352
KARAR TARİHİ : 14.04.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı,8.11.1982-27.3.1986 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa’ya tabi … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 08.11.1982-27.03.1986 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin reddine karar verilmiştir.
1.4.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesinde zorunlu … sigortalılığı için esnaf sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı aranırken 20.4.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesi değiştirilecek zorunlu … sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olması şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşuna kayıtlı olma yeterli görülmüş, 22.3.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş, 2.8.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için esnaf sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüştür.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 20.10.1981-8.11.1982, 27.3.1986-24.4.1987, 1.4.1988-30.4.1990, 19.5.1990- 25.5.2003, 1.6.2003- 31.12.2003 tarihleri arasında vergi, 28.3.1986- 15.8.2005 tarihleri arasında oda, 31.3.1986- 15.8.2005 tarihleri arasında Esnaf Sicil Kaydının bulunduğu davacının 24.04.1986 tarihli bildirgeye göre vergi kaydı esas alınarak 20.04.1982 tarihi itibariyle tescil edildiği, uyuşmazlık konusu dönemde vergi,oda ve sicil kaydının bulunmadığı,1992 affından yararlandığı ve icraya verildiği davalı Kurumca 2005 yılında geriye doğru yapılan bir işlemle 8.11.1982- 27.3.1986 tarihleri arasındaki sigortalılığının iptal edildiği anlaşılmaktadır.
Davacının 1479 sayılı Yasa gereği tescili 1986 yılında geriye yönelik olarak yapılmış olmakla, 1982 yılında yürürlükte bulunan 1479 sayılı Yasa’nın 24.maddesi gereğince uyuşmazlık konusu döneme ilişkin sigortalılık koşullarının oluşmadığı ortadadır. Ne var ki, davacı 1992 affından yararlandığından ve icraya verildiği anlaşıldığından uyuşmazlık konusu dönem olan 08.11.1982-27.03.1986 tarihleri arasına ilişkin primlerinin rızaen veya icra yoluyla tahsil edilmiş olması yada 1992 affı ile tahsil edildiğinin tesbit edilmesi halinde, tahsil edilen primler davalı Kurum tarafından uzun süre kullanılmış olacağından Kurumun bu süreyi iptal etmesi Medeni Kanun’un 2. maddesinde ifadesini bulan objektif iyi niyet kurallarıyla bağdaşmayacağından bu süreyi de sigortalılık süresi olarak kabul etmek gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 1.10.1997 gün ve 1997/10-578 Esas, 1997/758 Karar sayılı ilamı da bu yöndedir. Yapılacak iş; uyuşmazlık konusu olan 08.11.1982-27.03.1986 tarihleri arasına ilişkin primlerin rızaen veya icra yoluyla yada 1992 affı ile tahsil edilip edilmediğini ve tahsil edilmiş ise hangi tarihte tahsil edildiğini Kurumdan sormak, primlerin Kurumca daha önce tahsil edildiğinin tesbit edilmesi halinde davacının primleri tahsil edilen ve Kurum tarafından uzun süre kullanılan uyuşmazlık konusu olan 08.11.1982-27.03.1986 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olduğunun tesbitine karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine 14.04.2010 gününde oy birliği ile karar verildi.