Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/7468 E. 2010/5431 K. 06.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7468
KARAR NO : 2010/5431
KARAR TARİHİ : 06.05.2010

MAHKEMESİ :… Mahkemesi

Davacı, davalı işveren nezdinde 8.3.1997- 1.6.2003 tarihleri arası geçen çalışmalarının tespiti ile işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Sosyal Güvenlik Kurumu, … inş.Taah.Tic.Ltd.Şti vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı davalı … İnşaat Ltd.şirketinin diğer davalı …Ş’nin taşeron firması olduğunu taşeron firma işcisi olarak davalı şirkete ait … yerlerinde geçen ve kuruma bildirilmeyen 8.3.1997-1.6.2003 tarihleri arasında askerlik süreleri dışında kalan çalışmalarının tespiti ile işçilik alacaklarının davalı işverenlerden müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Mahkemece, davanın tanık sözlerine dayanılarak hak düşürücü süreye uğramayan 31.10.2001-1.6.2003 tarihleri arasındaki sürede davalı … İnş. Taah. Tic. Ltd. Şirketinde çalıştığının tespitiyle bir kısım işcilik alacaklarının davalı işverenlerden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş ise de bu sonuç eksik incelemeye dayalı olup usul ve yasaya aykırıdır.
Uyuşmazlık, somut olayda fiili çalışma olgusunun yöntemince kanıtlanmış olup olmadığı, mahkemece bu yönde yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan; 506 sayılı Sosyal Sigortalar Yasa’sının 2 ve 6. maddelerinde açıkça belirlendiği üzere, sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığı zorunludur. Eylemli veya gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça, hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemez. Fiili veya gerçek çalışmayı ortaya koyacak belgeler, işe giriş bildirgesiyle birlikte 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesinde belirtilen sigortalının gün sayısını, kazanç durumunu, çalışma tarihleriyle birlikte ortaya koyan aylık sigorta gün bilgileri ile Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 17. maddesinde belirtilen 4 aylık prim bordroları gibi Kuruma verilmesi zorunlu belgelerdir. 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesinde bu tür hizmet tespit davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge veya yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması salt, bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz. Somut bilgilere dayanması koşuluyla, bordro tanıkları veya … ilişkisini bilen veya bilmesi gereken komşu işyerleri kayıtlı çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kim diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Kamu düzenine dayalı bu
tür davalarda hakim, görevi gereği doğrudan soruşturmayı genişleterek sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığını belirlemelidir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Somut olaya gelince;davacının davalı … verene ait … yerinden hiç bildiriminin bulunmadığı,hizmet çetvelinin incelenmesinden ihtilaflı dönem içinde 11024990 sigorta sicil sayılı dava dışı … Yemekçilik Ltd.şirketi yanında 16.5.2001-31.10.2001 tarihleri arasında 166 günlük bildirimin bulunduğu 26.8.2999-25.2.2001 tarihleri arasında askerlik görevinin yaptığı askerlik dönüşü dava dışı firmada çalışması nedeniyle 31.10.2001 tarihi öncesinin 506 sayılı Yasa’nın 79/10.maddesi uyarınca hak düşürücü süreye uğradığı açıktır.Nitekim mahkemece 31.10.2001 tarihi öncesi dönem hak düşürücü süre nedeniyle reddedilmiştir.Kabul edilen dönem yönünden ise 506 sayılı Yasa’nın 79.maddesinde öngörülen şekli ile araştırma yapılmamıştır.
Gerçekten mahkemece ihtilaflı döneme ilişkin davacı Ltd. şirketine ait … yeri kayıtları ,müfettiş raporları ve dönem bordrolarının getirtilmesi yönünden ara kararı alınmasına rağmen Kurum tarafından davalılara ait birden fazla … yeri tescili olduğundan davalıların … yeri sicil numaraları ve … yeri adreslerinin bildirilmesi halinde kayıtların yeniden inceleneceği bildirilmesine rağmen ara kararı takip edilmeyerek bu konuda araştırma yapılmaksızın … yerinde çalıştığını belirten davacı tanıkları …, …’nün iddiayı doğrulayan anlatımları ile yetinilerek sonuca gidilmiştir.Oysa bu tanıkların bordro tanığı olup olmadıkları tesbit edilemediğinden ifadeleri denetlenememektedir.Bu nedenle tanıkların ifadelerinin hükme esas alınarak sonuca gidilmesi doğru değildir.
Bu durumda yapılacak …, öncelikle davacının çalıştığını iddia ettiği … yerine ilişkin … yeri sicil nosu ve adresi tesbit edilerek uyuşmazlık konusu dönemin tamamına ilişkin dönem bordrolarının bulunup bulunmadığı tesbit edilerek bulunması halinde dönem bordrolarında kayıtlı tanıklar arasından ihtilaflı dönemin tamamında adı geçen ve özellikle 30.10.2001-1.6.2003 dönemde de bildirimi bulunan re’sen tesbit edilecek tanıkların bilgilerine başvurmak, Bordro tanıklarının adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, zabıta, maliye ve meslek Odası aracılığı ve Muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanlarının; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tesbit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasanın 2, 6, 9 ve 79/10. maddeleri gereğince kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum ile davalı … İnş. Taah. Tic. Ltd. Şirketinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,bozma nedenine göre davalı işveren şirketin işçilik alacaklarına ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davalılardan … İnş.Taah.Tic.Ltd.Şti.’ne iadesine, 6.5.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.