Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/7470 E. 2010/5443 K. 06.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7470
KARAR NO : 2010/5443
KARAR TARİHİ : 06.05.2010

MAHKEMESİ :… Mahkemesi

Davacı, 03.04.2008 tarihli 029747 sayılı ödeme emrinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava nitelikçe 03.04.2008 tarihli 029747 sayılı 2.049.98 TL’lik ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Uyuşmazlık, davalı Kurum tarafından resen tahakkuk ettirilen idari para cezası ve gecikme zammının iptali ile ödenen kısmın istirdadına ilişkin olup, bu yönü ile davanın yasal dayanağı belirgin olarak 5655 sayılı Yasa’nın 2. maddesi ile değişik 506 sayılı Yasa’nın 140/4. maddesidir. Anılan maddeye göre idari para cezalarının ilgiliye tebliğ edilmekle tahakkuk edeceği ve tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde ödeneceği veya aynı süre içinde Kurumun ilgili ünitesine itiraz edileceği, itirazın takibi durduracağı, Kurumca itirazın reddedilmesi halinde kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde yetkili idare mahkemesine başvurulabileceği, bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idari para cezasının kesinleşeceği belirtilmiştir.
Süresinde ödenmeyen prim ve diğer Kurum alacaklarının bizzat Kurumca cebren takip ve tahsil edilebileceği 506 sayılı Yasa’nın açık hükmü gereğidir. Cebren tahsil ve takip esasları 6183 sayılı Yasa’da gösterilmiştir.506 sayılı Yasa’nın 80/7. Maddesinde Kurum alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı Yasa’nın uygulanmasından doğacak uyuşmazlıkların çözümlenmesinde alacaklı sigorta Müdürlüğünün bulunduğu yer … Mahkemesinin yetkili olduğu, 6183 sayılı Yasa’nın 58/1. maddesinde de kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın ödeme emrine karşı tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlemine bakan vergi itiraz komisyonu (… Mahkemesi) nezdinde itiraz edebileceği bildirilmiştir.Bu 7 günlük itiraz süresi hak düşürücü süre olup süreyi geçiren borçlunun artık menfi tespit, istirdat gibi aynı konuda hiçbir mahkemede dava açması mümkün değildir. Çünkü 6183 sayılı Yasa’da İİK.’nun 72. Maddesine koşut bir hüküm yer almamaktadır. 6183 sayılı Yasa İİK.’na nazaran özel bir yasa olup uygulama önceliğine sahiptir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 10.04.2001 gün ve 2002/21-201-297, 24.03.2004 gün ve 2004/10-164-170 sayılı kararları).
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davalı Kurumca davacı şirkete ait otelcilik işyerinde taşeron olarak çalışan … Avkaroğulları’na idari para cezası tahakkuk ettirildiği ve bu idari para cezasından asıl işveren olarak davacı şirketinde sorumlu olduğu gerekçesiyle davacı şirkete de ödeme emri çıkarılarak ödeme emrinin davacı şirkete 03.04.2008 tarihinde tebliğ edildiği, davanın 7 günlük hak düşürücü süre dolduktan sonra 24.04.2008 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece; 7 günlük hak düşürücü süre dolduktan sonra menfi tespit davası açılamayacağı gözönünde tutulmaksızın davanın reddi yerine işin esasına girmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 6.5.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.