YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/756
KARAR NO : 2009/10733
KARAR TARİHİ : 07.07.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davacının tüm, davalı …’nün 2 nolu, …’nin 3 nolu aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine,
2.Davacı , DSİ ye ait Kanal deposunda çalışmakta iken zararlandırıcı sigorta olayına uğradığını belirterek maddi ve manevi zararlarının karşılanması talebini içeren dava açmış , Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Zararlandırıcı sigorta olayının DSİ tarafından inşa edilip, 6200 sayılı Devlet Su İşleri Umum Müdürlüğü Teşkilat ve İşleyişi Hakkında Kanunun 2/k bendi uyarınca ve 19.08.1994 tarihli bakanlık oluru ile (Dosyada yer alan13.06.1994 tarihli devir sözleşmesi ve ekindeki protokol uyarınca) Gümüşhacıköy Sulama Birliğine devredilen tesiste(DSİ nin eski binasında) meydana geldiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Davacının işvereni olan … 5335 sayılı Mahalli İdare Birlikleri Kanununa göre çıkarılan Tüzük uyarınca tüzel kişiliğe sahip, Mahalli İdare Birliklerindendir .(Anılan tüzük ile 07.06.1994 tarihli tüzük yürürlükten kaldırılmıştır)
Yukarıda belirlenen devir sözleşmesi ve protokol uyarınca Sulama Birliğine devredilen sulama tesislerinde meydana gelen zararlandırıcı sigorta olayı ile davalı … nin sorumluluğuna karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
3-Öte yandan Zararlandırıcı sigorta olayına uğrayan davacı sigortalının olayın meydana gelmesinde % 30, davalı işverenin %70 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı , olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bu ilkeler ve somut olaylar gözetildiğinde davacının %17 meslekte kazanma güç kayıp oranı ile %30 kusuru nazara alındığında hükmolunan 30.000,00 TL manevi tazminat fazladır .
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı …’nün öteki itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, davacı tarafından 60.00 TL temyiz başvuru harcı yatırılmış olduğu anlaşılmakla , aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davacıya yükletilmesine, 07.07.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.