Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/808 E. 2010/629 K. 26.01.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/808
KARAR NO : 2010/629
KARAR TARİHİ : 26.01.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, SSK sigortalısı olmadığı dönemlerde tarım … sigortalısı olduğunun tespiti ile aksine kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacının 506 sayılı Yasaya tabi çalışmaları dışında kalan dönemlerde 2926 sayılı Yasa’ya tabi tarım … sigortalısı olduğunun tespiti ile aksi yöndeki kurum işlemlerinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa’da 506 sayılı Yasa’nın 79.maddesine koşut geçmiş tarım … hizmetlerinin tesbitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. 2926 sayılı Yasa’nın 7. maddesi hükmüne göre, bu yasaya göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kurum’a başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Anılan Yasa’nın 5. maddesi ile 7. madde de belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı hükmü getirilmiştir. 2926 sayılı Yasa’nın 2. ve 3. maddeleri kapsamında, kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlardan yasanın uygulanma tarihinde 58 yaşını dolduran kadınlarla, 60 yaşını dolduran erkekler dışındakiler bakımından tarım … sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde bulunmaktadır.Başka bir ifade ile sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçip kaçınmak mümkün değildir. Diğer yandan resen tescil başlığını taşıyan 9.maddeye göre bu yasa kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren 3 ay içinde Kurum’a kayıt ve tescilini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurum’ca re’sen yapılması gerekmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 36.maddesi kapsamında Kurum’un prim alacaklarını Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi mümkündür. Bu bağlamda 2.madde kapsamına girenlerin belirtilen şekilde prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek …’a ödenmesi halinde kayıt ve tescil için kurum’a başvuru olmasa dahi bahse konu biçim de prim ödenmesi suretiyle kayıt ve tescil konusundaki iradelerini ortaya koydukları tartışmasızdır. …’un iş bu prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil mükellefiyetine aykırılık teşkil etmektedir.
2926 sayılı Yasa’nın 10.maddesine göre kayıt ve tescil işlemlerinde Valilik, Kaymakamlık, Özel İdare, Belediye, Muhtarlık ve Nüfus İdareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifler kanununa göre kurulan … Kooperatifleri ile Birliği, T.Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir. Bu kayıtların tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olduğu ortadadır.
Öte yandan Tarım … sigortası kapsamında kesintisiz tarımsal faaliyetin bulunduğunun anlaşıldığı hallerde, 506 sayılı Yasa kapsamındaki kısa süreli çalışmaların 2926 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığı tümden sona erdirmeyeceği, 2926 sayılı Yasa’nın 36 ve 10.maddesindeki şartlarında gerçekleşmesi halinde 506 sayılı Yasa kapsamındaki kısa süreli çalışmalar dışında kalan süreler bakımından Tarım … sigortalısı olunduğunun kabulünün gerekeceği, 506 sayılı Yasa kapsamındaki çalışmaların uzun süreli olduğu hallerde ise, tarımsal faaliyetin kesintiye uğradığının ve SSK’lı çalışmanın sona ermesinden sonra, 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığın yeniden başlatılabilmesi için, doğrudan prim yatırılması veya aynı yasanın 36.maddesine göre ürün bedelinden tevkifat yapılması yoluyla yeniden kayıt ve tescil yolundaki iradenin ortaya konulması gerektiği Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının, davalı Kurumca 15.2.1996 tarihli bildirge ile tevkifata istinaden 1.8.1994 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere tarım … sigortalısı olarak tescilinin yapıldığı ve 2007 yılında yapılan geriye doğru bir işlemle 506 sayılı Yasaya tabi çalışmasının başlamasından dolayı 4.6.1997 tarihinde terkin edilip toplam 2 yıl 10 ay 3 gün sigortalı sayıldığı, davacı tarafından birikmiş prim borçları 5458 sayılı Yasadan yararlanılarak 29.5.2006 tarihinde 8.845,00 TL. olarak ödendiği, kurumca davacının ödemesinden borcu düşülerek 8.085,00 TL. fazla ödemesinin bulunduğunun kabul edildiği, davacının 6.8.2001-4.9.2006 tarihleri arasında Ziraat Odasında kayıtlı olduğu, zabıta araştırması ve muhtar beyanıyla davacının tarımsal faaliyetinin doğrulandığı, 1992 yılında kadastrodan edinilmiş zirai taşınmazlarının bulunduğu SSK şahsi sicil dosyasında bulunan hizmet cetveline göre tespiti istenen dönem içerisinde bulunan 1997 yılında 5.6.1997-10.11.1997 tarihleri arasında 140 gün kısa süreli SSK’lı çalışmalarının bulunduğu, 19.7.2006 tarihinden itibaren zorunlu sigortalı çalışmalarının dava tarihine kadar kesintisiz olarak devam ettiği, Pancar Ekicileri Kooperatifi ve Tarım Kredi Kooperatifi kaydının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Mahkemece davacının kısa süreli 506 sayılı Yasaya tabi çalışmalarının dışında, tescil edildiği 1.8.1994 tarihinden itibaren uzun süreli zorunlu sigortalı çalışmalarının başladığı 19.7.2006 tarihine kadar tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken, kısa süreli 140 günlük zorunlu sigortalı çalışmadan sonra tarım … sigortalılık iradesinin yokluğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 26.01.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.