YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8238
KARAR NO : 2010/6941
KARAR TARİHİ : 15.06.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, Kurum’ca tahakkuk ettirilen ödeme emirlerinin iptaliyle, borcu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davalı kurumca davacı şirketin ihaleyle aldığı araç kiralama suretiyle taşıma işinden dolayı (1014440) sigorta nolu ve (1014438) sigorta nolu iki adet resen işyeri tescili işleminin iptali ile kurumca tahakkuk ettirilen İdari Para Cezası ve Gecikme Zamları ile bunlara ilişkin 2007/14759, 14760, 1761, 14762, 14763, 14764, 14765, 14766, 14767, 14768, 14769, 14770, 14771, 14772, 14773, 14774, 14775, 14776, 14777, 14778, 14779, 14780, 14781, 14782, 14783, 14784, 14785, 14786, 14787, 14788, 14789, 14790, 14791, 14792 sayılı ödeme emirlerinin iptali ve Kurum’a borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kabulü ile davacının uyuşmazlık konusu tescile tabi işyerlerinin bulunmadığının tespitine, aksi Kurum işleminin iptaline, davacının kuruma borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmiştir.
Süresinde ödenmeyen prim ve diğer kurum alacaklarının bizzat kurumca cebren takip ve tahsil edilebileceği 506 ve 5510 sayılı Yasa’ların açık hükmü gereğidir. Cebren tahsil ve takip esasları 6183 sayılı Yasa’da gösterilmiştir. 506 sayılı Yasa’nın 80/7. maddesinde kurum alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı Yasa’nın uygulanmasından doğacak uyuşmazlıkların çözümlenmesinde alacaklı sigorta Müdürlüğünün bulunduğu yer İş Mahkemesinin yetkili olduğu, 6183 sayılı Yasa’nın 58/1.maddesinde de kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın ödeme emrine karşı tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde itiraz edebileceği bildirilmiştir. Bu 7 günlük itiraz süresi hak düşürücü süre olup süreyi geçiren borçlunun artık menfi tesbit, istirdat gibi aynı konuda hiçbir mahkemede dava açması mümkün değildir. Çünkü 6183 sayılı Yasa’da İİK.’nun 72.maddesine koşut bir hüküm yer almamaktadır. 6183 sayılı Yasa İİK.’na nazaran özel bir yasa olup uygulama önceliğine sahiptir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.4.2001 gün ve 2002/21-201-297, 24.3.2004 gün ve 2004/10164-170 sayılı kararları)
İdari para cezası yönünden ise; dava Kurum tarafından resen tahakkuk ettirilen idari para cezası ve gecikme zammının iptali istemine ilişkindir. Bu yönüyle davanın yasal dayanağı belirgin olarak 5655 sayılı Yasa’nın 2. maddesi ile değişik 506 sayılı Yasanın 140. maddesi ile 5510 sayılı Yasanın 102. maddesidir. Anılan maddelere göre idari para cezalarının ilgiliye tebliğ edilmekle tahakkuk edeceği ve tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde ödeneceği veya aynı süre içinde Kurumun ilgili ünitesine itiraz edileceği, itirazın takibi durduracağı, kurumca itirazın reddedilmesi
halinde kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde yetkili idare mahkemesine başvurulabileceği, bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idari para cezasının kesinleşeceği belirtilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı Kurumca tahakkuk ettirilip davacı şirketin iptalini istediği dava dilekçesinde işlem esas numaraları yazılı işlemlerden sadece 2007/14759 takip nolu ve 22.11.2007 tarih ve 40755 sayılı, davacı şirketin 2005/7 ila 2006/7. aylar arası prim ve gecikme zammı toplamı 3.072 TL. lik şirket adresine tebliğe çıkarılıp 27.11.2007 tarihinde şirket yetkilisi Semiha Çolak’a tebliğ edilen borç ile 2007/14776 takip nolu davacı şirketin 2005/7 ila 2006/7. ay asıl ve gecikme zammı toplamı 3.072,20 TL şirket adresine tebliğe çıkarılan ödeme emirlerinin prim borcuyla ilgili olup, dava dilekçesinde takip numaraları yazılı ve iptali istenen diğer bütün işlemlerin davacı şirkete kesilen değişik dönemlere ilişkin idari para cezaları olduğu, davacı şirketin ihale sonucu Akdeniz EDAŞ ile yaptığı araç kiralama sözleşmesine dayanarak ihbar olunan … ile 32 YN 978 plakalı araçla taşıma işini ve … ile de 32 EU 919 plakalı araçla taşıma işini noterde düzenlenen taşıt kira sözleşmeleri ile yaptırdığı, kurumca davacının ihaleyle aldığı araç kiralama işi nedeniyle yapılan müfettiş soruşturması sonucunda, 32 EU 919 plakalı araçla ilgili işyerinin (1014440) sigorta numarasıyla, 32 YN 978 plakalı araçla ilgili işyerinin de (1014438) sigorta numarasıyla resen Yasa kapsamına alınıp tescil edildiği, her iki işyeriyle ilgili kurumca ilgili bildirgelerin ve belgelerin verilmemesinden dolayı ayrı ayrı idari para cezalarının tebliğ edildiği, kurum itiraz komisyonlarınca itirazların reddedildiği, dava dilekçesinde işlem numaraları yazılı ve yukarıda belirtildiği üzere iki işlem (2007/14759 ve 2007/14776 sayılı) hariç diğerlerinin bu idari para cezalarına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda davacı şirket ihaleyle Akdeniz EDAŞ’tan araç kiralama ile taşıma işini almış olduğuna göre Kuruma karşı prim alacakları yönünden işveren konumundadır. Dolayısıyla sigorta primlerinden de sorumludur. Davalı kurumun söz konusu iki adet işyerini davacı şirket adına tescili ile prim tahakkuku işlemleri yerindedir. Davacının prim borcuna dayalı ödeme emirlerinin iptali istemlerinin bu nedenlerle reddi gerekir.
İdari para cezasına dayalı iptal istemlerine gelince; davacı hakkında düzenlenen idari para cezasına karşı iptali için süresinde ve olay tarihinde yürürlükte bulunan Yasal prosedür gereği idare mahkmesine dava açmamış, kurumun aynı gerekçeyle düzenlediği ödeme emrine karşı iş mahkemesinde itiraz ve iptal davası açmıştır. İdari para cezalarının iptali istemiyle başvurulacak Yasa yolunun idari yargıya tabi olması nedeniyle bu istemler yönünden davanın görev nedeniyle reddine karar verilmesi gerekir..
Hal böyle olunca mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgulara göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 15.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.