Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/8566 E. 2010/6202 K. 31.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8566
KARAR NO : 2010/6202
KARAR TARİHİ : 31.05.2010

MAHKEMESİ :… Mahkemesi

Davacı, … emeklisi olduğunu, …’a 20 yıl, 6 ay, 13 gün prim ödediğini, 14. basamağa ilişkin emekli aylığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı 20 yıl 6 ay 13 gün 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılık süreleri üzerinden 14. basamaktan bağlanan yaşlılık aylığı düşük olduğundan bu basamak üzerinden aylık miktarının tespit edilerek sonucun hakkında uygulanmasını istemiştir,
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 14.7.1986-16.6.1998, 19.6.1998-30.11.2004 1.4.2005-21.2.2006 ve 21.2.2006-28.5.2007 tarihleri arasında isteğe bağlı ve zorunlu 1479 sayılı yasa’ya tabi toplam 20 yıl 6 ay 13 gün sigortalılık sürelerinin bulunduğu, 28.5.2007 tarihli tahsisi dilekçesi üzerine davacıya 1.6.2007 tarihinden itibariyle 440,78 TL üzerinden yaşlılık aylığı bağlandığı anlaşılmaktadır
Bağ Kur sigortalılarına bağlanacak ayıkların hesaplanması konusunda 1.1.2000 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasa’nın 36 maddesini değiştiren 4447 sayılı Yasa’nın 29. ve 1479 sayılı Yasa’ ya eklenen Geçici 11 maddeleri ile temel bir kısım düzenlemeler getirilmiştir.Buna göre 1.1.2000 tarihinden önce aylık bağlanan sigortalıların aylıklarının 1479 sayılı Yasanının değişiklikten önceki 36. maddesine, ilk defa 1.1.2000 tarihinden sonra sigortalı olanlara bağlanacak aylıkların ise 4447 sayılı Yasa ile değiştirilen 36 maddesindeki yeni hükümlere göre hesaplanacağı açıktır. Ancak 1.1.2000 tarihinden önce sigortalılığı başlayıp bu tarihten sonra aylık talebinde bulunanlara ise iki sistemin karışımından oluşan yeni öngörülen sisteme göre iki ayrı aylık hesaplanıp birleştirilmek süretiyle aylık bağlanmaktadır. Buna ilişkin düzenleme 1479 sayılı Yasa’nın Geçici 11 maddesinde yer almaktadır. Bu madde de getirilen düzenleme “ Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce bağlanan malüllük, yaşlılık ve ölüm aylıkları, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce ödenen son aylık tutarlar esas alınarak, bu Kanunun yürürlük tarihinden sonra 36 ncı maddenin son fıkrası hükmüne göre artırılarak ödeneceği
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı olanlara bağlanacak yaşlılık aylığının ise
a) Sigortalının, aylık başlangıç tarihindeki toplam sigortalılık süresi esas alınarak, bu Kanunun yürürlük tarihinden önce bulunduğu gelir basamağının aylık başlangıç tarihinde yürürlükte bulunan gelir tablosundaki değeri üzerinden, bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki hükümlere göre hesaplanan aylığının, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar geçen sigortalılık süresinin toplam sigortalılık süresine orantılı olarak hesaplanan tutarı ile,
b)Sigortalının, bu Kanunun yürürlük tarihi ile aylık başlangıç tarihi arasında aylar itibariyle prim ödediği gelir basamaklarının bu basamaklardaki prim ödeme süreleri de dikkate alınarak, aylık başlangıç tarihinde yürürlükte bulunan gelir basamakları üzerinden hesaplanacak ağırlıklı ortalamasının, aylık başlangıç tarihindeki toplam sigortalılık süresi esas alınmak suretiyle bu Kanunun 36 ncı maddesinin ikinci fıkrasına göre bulunacak aylık bağlama oranı üzerinden hesaplanan aylığın, bu Kanunun yürürlük tarihinden sonra geçen sigortalılık süresinin toplam sigortalılık süresine orantılı olarak hesaplanan tutarı,
Toplamıdır. Bu şekilde hesaplanan aylık, bu Kanunun 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrasına göre artırılır.
İkinci fıkraya göre bağlanacak aylık, sigortalının aylık başlangıç tarihindeki toplam sigortalılık süresi esas alınarak, bu Kanunun yürürlük tarihinden önce bulunduğu gelir basamağı üzerinden bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki hükümlere göre hesaplanan aylığının, bu Kanunun yürürlük tarihi ile aylık başlangıç tarihi arasında geçen takvim yılları için, her yılın Aralık ayına göre Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından açıklanan en son temel yıllı kentsel yerler tüketici fiyatları indeksindeki değişim oranı kadar artırılmış tutarından az olamaz.
Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce sigortalı olanlara bağlanacak malüllük ve ölüm aylıkları, sigortalının bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra sigortalılık süresinin bulunması halinde, bu süreler esas alınarak hesaplanır.” şeklindedir .
Somut olayda davacının 1.1.2000 tarihinden önce sigortalı olduğu, 28.5.2007 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu konusunda uyuşmazlık yoktur . Ancak bilirkişi, davacının 1.1.2000 öncesi ve sonrasına ait her iki kısmi aylığını ayrı ayrı hesapladığını gösterir şekilde bir rapor tanzim etmemiştir. Bu durumda, yargısal denetime elverişli olmayan rapora dayanılarak sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur
Mahkemece, yapılacak …; konunun uzmanı bilirkişiden, davacıya Kurumca bağlanan aylığın düşük olup olmadığını diğer bir anlatımla anılan yasa hükümleri uyarınca davacıya bağlanması gereken gerçek aylık miktarının tespiti için yukarıda açıkladığı üzere davacının 1.1.2000 öncesi ve sonrasına ait her iki kısmi aylığını yasa hükümleri çerçevesinde ayrı ayrı hesapladığını gösteren yeni rapor alarak çıkacak sonuca göre bir karar vermek gerekir .
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 10.5.2010 gününde oy birliği ile karar verildi.