Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/8642 E. 2009/10659 K. 06.07.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8642
KARAR NO : 2009/10659
KARAR TARİHİ : 06.07.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi

Davacı,SSK sigortallılığıyla çakışan … sigortalılılığının iptaline,SSK sigortalılığının tespitine,askerlik borçlanmasının geçerli olduğunun ve emekliliğine hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının 03.05.2005 tarihli tahsis talebinin olduğu mahkemece de davacıya yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tesbitine karar verilmiş ise de hüküm fıkrasında aylığın hangi tarihten itibaren bağlanacağı konusunda bir açıklık yoktur.
H.U.M.K.’nun 388/son maddesi gereğince, hüküm kısmında istek sonuçlarından her biri hakkında taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer, birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Öte yandan aynı kanunun 389. maddesinde de verilen karar ile iki tarafa yükletilen yükümlülüklerin kuşku ve duraksama gerektirmeyecek surette çok açık olarak yazılması gerektiği bildirilmiştir.
Yapılacak iş; hüküm fıkrasının hiç bir tereddüde mahal bırakmayacak şekilde açık olmasına dikkat edilerek yaşlılık aylığına hak kazanıldığı tarihin karar yerinde belirtilmesinden ibarettir.
Mahkemece yukarıda açıklanan bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 06.07.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.