YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8949
KARAR NO : 2010/6339
KARAR TARİHİ : 03.06.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait matbaa işyerinde 1.5.1984-28.2.2005 tarihleri arasında geçen çalışmalarının 2098 sayılı Yasa kapsamında olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava davacının 1.5.1984-28.2.2005 tarihleri arasında çalışmalarının 2098 sayılı yasa kapsamında olduğunun tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabüne ilişkin karar Dairemizin 2007/2267 E,2007/21829 sayılı ilamı ile bozularak, ihtilaflı dönem içinde çok sayıda iş yerinden bildirimin bulunduğu, birden fazla işveren hakkında aynı dava dilekçesi ile dava açılabilmesi için işverenler arasında zorunlu veya ihtiyari dava arkadaşlığının bulnması gerektiği somut olayda maddi yönden zorunlu dava arkadaşlığı bulnmadığı gibi şekli yöndende dava arkadaşlığının bulunmadığı, HUMK 46 .maddesi uyarınca davaların ayrılmasına karar verilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyulmuş, davaya davalı … yönünden devam edilerek 1.5.1990-1.8.1995 tarihleri arasındaki dönem yönünden davanın kabulüne karar verilmiş ise de bu sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Somut olayda, davacının 1.5.1990-31.12.1993 tarihleri arasında 451092 sigorta sicil sayılı iş yerinden, 20.1.1994-26.5.1995 tarihleri arasında da 51007322 sigorta sicil nolu … Mühendislik Matbaa Ltd:şirketi iş yerinden bildirimlerinin bulunduğu, 51007322 sigortasicil sayılı iş yerinin … Ltd.şirketi adına tescilli olduğunun anlaşılmasına rağmen 451092 sigorta sicil sayılı iş yerinin kim adına tescilli olduğuna ilişkin dosyada belge bulunmadığı görülmüştür.
Davalı … davacının 1991-1995 tarihleri arasında kendisine ait 2 ayrı iş yerinde çalıştığını kabul etmiştir.Yapılacak iş ,öncelikle 451092 sayılı iş yerinin kim adına ve hangi adreste kayıtlı olduğu saptanmalı, 451092 sigorta sicil sayılı iş yeri ile … Ltd.şirketi adına kayıtlı olan 51007322 sigorta sayılı iş yerinin aynı adreste kayıtlı ve birbirinin devamı niteliğindeki iş yerleri olduğunun ve 451092 sigorta sicil nolu iş yerinin davalı … adına kayıtlı olduğunun tesbiti halinde ise … Ltd.şirketi davaya dahil edilerek işin esasına girilmeli aksi taktirde farklı iş yerleri olduğunun tesbiti halinde ise bozma gereği yerine getirilerek dosya her bir işveren yönünden tefrik edilmelidir.
İş yerlerinin aynı adreste bulunduğu ve birbirinin devamı olduğunun tesbiti ve işin esasının girilmesi halinde ise ; davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın Ek 5/II maddesidir. Anılan maddeye göre, sigortalıların itibari hizmetten yararlanması için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi zorunludur. Yasanın öngördüğü birinci koşul sigortalının basım ve gazetecilik işyerlerinde çalışması, ikinci koşul ise; II. bendin (b.e.) alt bentlerinde belirtildiği biçimde b) fazla gürültü ve ihtizaz yapıcı makine ve aletlerle e) tabii ışığın hiç olmadığı ve münhasıran suni ışık altında iş yapmasıdır. Başka bir anlatımla, II. bendin alt bentlerinde belirtilen işleri yaparken fiziksel dış etkenlerin ve olumsuz çalışma koşullarının da olayda ayrıca gerçekleşmesi koşuldur.Davacının dava konusu dönemdeki çalışmaları sırasında, yüksek gürültü ve rahatsızlık verici sese maruz kaldığı ve tabii ışığın hiç olmadığı ve münhasıran suni ışık altında çalışmaktan dolayı uğradığı fiziksel zararın işçi sağlığına zararlı, öngörülen ve kabul edilebilir sınırların üzerinde olduğuna, ilişkin dosya içerisinde bulgu yoktur.
506 sayılı Kanuna 2098 sayılı Kanunla eklenen Ek. 1. maddesi hükmüne göre, itibari hizmet süresinden yararlanabilmek için sigortalının basım ve gazetecilik işyerinde çalışması gereklidir.Matbaada geçen çalışmaları için davacının Ek5/II maddesinin alt bentlerinin öngördüğü koşullar ile çalışıp çalışmadığı, çalıştığı bölümlerde rahatsızlık verici etkilere maruz kalınıp kalınmadığı, maruz kalınıyorsa bunların işçi sağlığı açısından tehlike oluşturacak değerde, öngörülen ve kabul edilebilir sınırların üzerinde olup olmadığının mahallinde ölçümleme yapılarak belirlenmesi gerektiği açıktır. Bu hususun belirlenmesi için mahallinde kesif yapılarak, doktor, kimyager ve hukukçu bilirkişilerden oluşan heyetten rapor alınmalıdır. Mahallen yapılan bu belirleme sırasında yüksek gürültü ve ses ile suni ışığın çalışanları nasıl etkilediği belirlenmeli ve giderek sigortalının varsa insan sağlığına zararlı ve kabul edilebilir sınırların üzerindeki yüksek sesle ve tabii ışık olmaksızın, suni ışık altında maruz kaldığı çalışma dönemi hiçbir kuşku ve duraksamaya yol açmayacak biçimde belirlenmeli,
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde eksik araştırmaya dayalı olarak varılan sonuç usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 03.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.