Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/899 E. 2010/439 K. 21.01.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/899
KARAR NO : 2010/439
KARAR TARİHİ : 21.01.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Davacı,sigortalılık başlangıç tarihini 20.5.1977 olduğunun tespiti ile 27.3.2007 tarihinden itibaren emekli sayılması gerektiğine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Davacı, sigortalılık başlangıç tarihinin 20.05.1977 olduğunun ve 27.03.2007 tarihinden itibaren emekli sayılması gerektiğinin tespiti ile aynı tarihten itibaren tahakkuk eden emekli aylıklarının yasal faizi ile ödenmesi gerektiğinin tesbitini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile, davacının 20.05.1977 tarihinde 506 sayılı Yasa’ya tabi olarak bir gün süre ile sigortalı olarak çalıştığının ve davacının 27/03/2007 tarihini takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tesbitine, karar verilmiş ise de bu sonuç eksik incelemeye dayalı olup usul ve yasaya aykırıdır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, … oğlu, 1963 Yozgat doğumlu, Yozgat ili nüfusuna kayıtlı, hane …,cilt ../…, sayfa … de kayıtlı … adına … unvanlı iş yerinde 20.05.1977 tarihinde işe girdiğine dair imzalı, fotoğraflı bildirgenin 26.05.1977 tarihinde kurum kayıtlarına girdiği, davacının, Sarıkaya Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.12.1987 tarih 1987/630 E, 533 K, nolu kararı ile … olan soyadını … olarak düzelttirdiği, … oğlu ,1963 Akdağmadeni doğumlu, Yozgat ili, … ilçesi, … mah, cilt 92, hane 24 te nüfusa kayıtlı olduğu, mahkemece işyerinin yasa kapsamında bir işyeri olup olmadığının araştırılmadığı,davacının SSK ve 3201 sayılı Yasa’ya göre yaptığı borçlanma dosyalarının getirtilmediği, işe giriş bildirgesinde ismi geçen kişinin davacı olup olmadığının ve … isimli başka bir kişinin bulunup bulunmadığının araştırılmadığı, işe giriş bildirgesi üzerindeki imza ve fotoğraf üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı görülmektedir.
Bu tür aidiyet davaları kamu düzeni ile ilgili olduğundan çalışmaların başka bir sigortalıya ait olup olmadığı noktasında titizlikle inceleme yapılması ve toplanan delilerle hiçbir kuşku ve duraksamaya yol açmayacak şekilde hizmetin gerçekte kime ait olduğunun saptanması gerekir.
Bu tür davalarda gösterilmesi gereken özen gereğince sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi için Sosyal Sigortalar Kurumunda ve işveren yanında bulunan prim bordroları ile davacının imza ve fotoğraflarını içeren işe giriş bildirgeleri, ücret tediye bordroları getirtilerek imza ve fotoğrafın davacıya ait olup olmadığı konusunda benzerlik incelemesi yaptırılmalı, davacıya yakından tanıması gereken işveren, müdür, şef, ustabaşı, çalışma arkadaşları gibi işyerleri kayıtlarında yer alan tanıklar dinlenmeli, nüfus kaydı celbedilip giriş bildirgelerindeki nüfus bilgileri ile karşılaştırılmalı, farklılıkların sebepleri araştırılmalı, deliller hep birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre karar verilmelidir.
Somut olayda; mahkemece açıklanan şekilde fiili çalışmanın varlığı yöntemince araştırılmadan, davacı tanıklarının beyanına göre sonuca gidilmesi doğru değildir. Öte yandan,işe giriş bildirgesinde ismi geçen ve kimlik bilgileri bulunan Hasan Köksal isimli başka bir kişi bulunup bulunmadığı araştırılmadan,bildirgede bulunan imza ve fotoğrafın davacıya ait olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılmadan, davacının SSK ve 3201 sayılı Yasa’ya tabi olarak yaptığı borçlanma dosyaları getirtilmeden davacının talepleri ile ilgili eksik inceleme ile sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş; Davacının 3201 sayılı Yasa’ya tabi borçlanma dosyası ile SSK dosyasını getirtmek, bildirgenin verildiği işyerinin yasa kapsamında bir işyeri olup olmadığını araştırmak, işe giriş bildirgesinde ismi geçen bir kişi olup olmadığını ilgili nüfus müdürlüğünden araştırmak,bu konuda ayrıca çalışmanın geçtiği ve nüfusa kayıtlı olunan yer zabıtalarına araştırma yaptırmak,işe giriş bildirgesinde bilgileri belirtilen başka bir kişinin varlığının tesbit edilmesi halinde bu kişiyi davaya dahil etmek, bildirgenin aslını getirterek,bildirgede bulunan imza ve fotoğraf üzerinde uzman bilirkişi marifeti ile inceleme yaptırmak, dönem bordrosu verilmemiş olması nedeniyle, zabıta marifetiyle tespit edilecek işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde bildirge tarihinde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanlarının; çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak; elde edilecek bilgilere göre gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasanın 2, 6, 9 ve 79/10. maddeleri gereğince kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum’un bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı Kurumun yaşlılık aylığına ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 21/01/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.