Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/9175 E. 2009/16314 K. 14.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9175
KARAR NO : 2009/16314
KARAR TARİHİ : 14.12.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, 20.09.1994 tarihindeki iş kazası sonucu % 6,1 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan davacının manevi zararının tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacı tarafından kaza nedeniyle maruz kalınan zararın varlığının, mahiyetinin ve esaslı unsurlarının Kuruma başvurulması ve maluliyet tespit edildiği tarih itibariyle öğrenilmiş bulunması gerekçe gösterilerek olayda zamanaşımının gerçekleşmediği düşüncesiyle istemin kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davalı işyerinde 15.06.1994 tarihinde çalışmaya başlayan davacının 20.09.1994 tarihinde iş kazası geçirdiği, davacının Kuruma iş kazası için 08.01.2004 tarihinde başvuruda bulunduğu, 27.02.2004 tarih 2004/23 sayılı teftiş raporu ile olayın iş kazası sayıldığı, davacının 20.09.1994-20.10.1994 tarihleri arasında raporlu olarak 31 günlük süreye ilişkin işgöremezlik ödeneğini Kurum tarafından ödendiği, 2004 yılında yapılan inceleme sırasında iş yeri kayıtlarında iş kazası bildirim formuna rastlanılmadığı, 29.11.2004 tarihli Kurum Kurum gelir bağlama formunda davacının iş göremezlik oranının % 6,4 olduğunun belrtildiği, davacının davalı aleyhine açtığı maddi tazminat davası sonucunda Ankara 5 İş mahkemesi’nin 20.12.2004 gün 2004/594 E 2004/1291 K sayılı kararı ile % 6,4 İşgöremezlik oranı % 70 işveren Kusuruna göre davacı yararına maddi tazminata karar verildiği kararın kesinliştiği görülmüştür.
Davacının 20.09.1994 tarihinde uğradığı iş kazası sonucu malul kaldığı uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık bu tür davalarda Borçlar Kanunu’nun 125. maddesi uyarınca uygulanmakta olan zamanaşımı süresinin hangi tarihten itibaren başlatılması gerektiği noktasında toplanmaktadır. Uygulamada kabul edildiği üzere, zamanaşımı zararın öğrenildiği tarihten başlamalıdır. Somut olayda, zararın ne zaman öğrenildiği önem kazanmaktadır. Zarar görenin zararı öğrenmesi demek, zararın varlığı, mahiyeti ve esaslı unsurları hakkında bir dava açma ve davanın gerekçelerini göstermeye elverişli bütün hal şartları öğrenmiş olması demektir. Eğer zararın genişliğini tayin edecek husus, gelişmekte olan bir durum ise zamanaşımı bu gelişme sona ermedikçe başlayamaz. Zararı öğrenme, zararın kesin şekilde belli olduğu tarihtir.
Mahkemece bu konuda yanılgıya düşerek, davacının Kuruma başvurması ve Kurumca maluliyetin tespit edildiği tarih itibariyle zararın öğrenildiği kabul edilerek sonuca gidilmiştir. Oysa ki davacının olay tarihinden hemen sonrada Kuruma başvuruda bulunması, kendisindeki maluliyeti tespit ettirmesi ve davasını açması da mümkündür. Bu bakımdan Kuruma başvuru ve maluliyetin tespiti tarihi değil, kesinlemiş maluliyetin başlangıç tarihi önemlidir.
Somut olayda 20.09.1994 tarihinde sağ el orta parmağı giyotin bıçağı arasında kalarak yaralanan davacının tedavisi Kurum hastahanesinde 20.09.1994 tarihinde tedavi edilerek 30 günlük raporun sonunda tedavisi tamamlanmış olup kontrol kaydı ya da gelişmekte olan bir durum da sözkonusu değildir. Bu nedenle zamanaşımı süresinin başlangıç tarihi olay tarihi kabul edilerek 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmuş olması nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabul kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek kurulan hüküm usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının tüm davalının öteki itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, davacı tarafından 67.20 TL temyiz başvuru harcı yatırılmış olduğu anlaşılmakla, 14.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.