Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/9299 E. 2010/4266 K. 13.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9299
KARAR NO : 2010/4266
KARAR TARİHİ : 13.04.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacılar murisinin meslek hastalığı sonucu ölümünden … maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, davacıların yakınlarının meslek hastalığı sonucu ölümü nedeniyle davacı çocuklar için ayrı ayrı 4.000,00’er TL kardeşler için ayrı ayrı 300,00’er TL manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece davacı çocuklar için ayrı ayrı 4.000,00’er TL, davacı kardeşler için ayrı ayrı 300,00’er TL manevi tazminata hükmedilmiştir.
Davacılar murisi … …’ın meslek hastalığı sonucu ölümü ile ilgili olayın meydana gelmesinde kaçınılmazlığın etkili olduğunu davacılar vekilinin kabul ettiği dosya içerinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile sigortalıya verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadarı. (HGK 23/06/2004,13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde davacılar …, … yararına ayrı ayrı 3.000,00’er TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken ayrı ayrı 4.000,00’er TL’sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ.Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine
“1-Davacıların manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile, davacılar …, Halise, Raziye, Nefise … için ayrı ayrı 3.000,00’er TL, davacı kardeşler … (…), … (…) için ayrı ayrı 300,00’er TL manevi tazminatın ölüm tarihi olan 4/9/2006 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazla talebin reddine,
2-Alınması gereken 680,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 224,10 TL harcın düşümüyle kalan 456,30 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden davacıların herbiri için ayrı ayrı 575,00’er TL avukatlık ücretinin davalıdan tahsili ile davacılara ayrı ayrı ödenmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden 575,00’er TL avukatlık ücretinin davacılar …, Halise, Razile ve Nefise …’tan ayrı ayrı alınıp davalıya ödenmesine,
5-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 224,10 TL nispi harç, 15,60 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 239,70 TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine,
6-Davacılar tarafından yapılan toplam 20.50 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre hesaplanan takdiren 15.00 TL ‘sının davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine, kalan kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 13/04/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.