YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9672
KARAR NO : 2010/6774
KARAR TARİHİ : 14.06.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalı işveren nezdinde 19.10.1999 tarihinden itibaren Kuruma eksik bildirilen hizmetlerinin tespiti ile işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, davalılara ait işyerinde 19.10.1999 tarihinde itibaren geçen ve SGK’na eksik bildirilen çalışmalarının tespiti istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının 19.10.1999-30.04.2004 tarihleri arasında sürekli çalıştığının tesbitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesinde, bu tür hizmet tesbit davasının ispatlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında, resmi belge veya yazılı delillerin bulunması, sigortalı sayılması gereken sürelerin belirlenmesinde güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olur. Ne var ki bu tür deliller salt bu nedene dayanarak istemin reddine neden olmaz; aksi durumun ispatı mümkündür. Somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla, Kuruma bildirilen dönem bordro tanıkları ve komşu işyerinin kayıtlı çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer delillerle dahi sonuca gitmek mümkündür.
Mahkemenin bu tür davaların kişilerin sosyal güvenliğine ilişkin olması ve kamu düzenini ilgilendirdiğini göz önünde tutarak gerektiğinde; doğrudan soruşturmayı genişletmek suretiyle ve olabildiğince delilleri toplaması gerekmektedir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Somut olayda; davacının ..40519 sicil numaralı dava dışı Mustafa Turan işyerinde 01.10.2004-01.01.2005 tarihleri arasındaki kesintisiz çalışmaları ile, ..14259 sicil numaralı davalı … işyerinde 14.09.2005-01.06.2006 tarihleri arasında ayda 15’er günlük çalışmasının SGK’na bildirildiği, ..14259 sicil numaralı işyerinin kanun kapsamına alınış tarihinin 22.05.2005 tarihi olup bu tarihten sonra faaliyetinin olduğu görülmektedir. Davalı kabule konu dönemde davacının yanında çalışmadığını bu dönemin işyerini devir almadan önceki dönem olduğunu ileri sürmüştür. Kabule konu 19.10.1999-30.04.2004 tarihleri arasında davalı …’ın kayıtlı veya fiili çalıştırdığı bir işyerinin olup olmadığı, varsa nerede bulunduğu, faaliyetinin ne olduğu ayrıca davalının çalıştırdığı işyerinin 14259 sigorta nosu ile 22.2.2005 tarihinden önce bir başka işveren tarafından çalıştırılıp çalıştırılmadığı, bu işyerini davalının devir alıp almadığı konusunda herhangi bir araştırmanın yapılmadığı, dosyada bu konuda herhangi bir belge bulunmadığı halde davalının yanındaki çalışma hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenmeden davanın kabulüne karar verildiği görülmektedir.
Yapılacak iş, öncelikle davacının tesbitini istediği, kabule ve eksik incelemeye konu olan 19.10.1999-30.04.2004 tarihleri arasındaki sürelerle ilgili olarak yukarıdaki biçimde araştırma yapılıp, davalı … adına kanun kapsamında veya fiilen çalıştırılan bir işyerinin olup olmadığı, ve bu tarihlerde kapsamda olan bir işyerini davalı …’ın devir alıp almadığı SGK’dan, Ticaret Sicil Memurluğundan, Vergi Dairesinden Belediyeden araştırmak davalı adına fiilen çalıştırılan işyerinin bulunmadığı veya devir alınan bir işyerinin olmadığı anlaşılırsa davayı husumetten reddetmek, davalı … adına veya Süleyman Turanın devir aldığı fiilen çalıştırılan işyerinin bulunması halinde davacının tesbitini istediği ve eksik incelemeye konu olan 19.10.1999-30.04.2004 tarihleri arasındaki sürelerle ilgili olarak işverenden imzalı ücret bordroları istemek, imzalı ücret bordrosu olan dönemlerde imzalı ücret bordosundaki süreler kadar, olmayan sürelerde işverenin kayıtlarına geçmiş bu dönemin tamamında çalışan bordro tanıkları, bulunamadığında bu dönemler için iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken, işverenler tarafından Kuruma bildirilen komşu işyerleri çalışanları veya işverenleri gibi kişilerin davacı çalışmasına ilişkin bilgilerine başvurmak,çalışma süreleri hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak biçimde belirlendikten sonra tüm deliller bir arada değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesinden ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden ilgiliye iadesine, 14.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.