YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10142
KARAR NO : 2012/5858
KARAR TARİHİ : 12.04.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, sağlık yardımının ve yaşlılık aylığının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptaline kesilen yaşlılık aylığının yeniden bağlanmasına, sağlık yardımından faydalandırılmasına, borcu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava 506 sayılı Yasa kapsamındaki yurt içi çalışmaları ile 3201 sayılı yasaya göre borçlandığı yurt dışı çalışmalarının birlikte değerlendirilmesi sonucu 01.02.2007 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanan davacının, 01.04.2009 tarihinden itibaren SGDP tabi olarak yeniden çalışmaya başlaması nedeniyle çalışması nedeniyle yaşlılık aylığının aynı tarihte kesilerek yersiz ödemelerin iadesi istemine yönelik Kurum işleminin iptali ile kesildiği tarihten itibaren yaşlılık aylığının ödenmeye devam edilmesi gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilmiştir.
Davacının yurt içi çalışmaları ile 3201 sayılı Yasa’ya göre borçlandığı yurt dışı çalışmalarının birlikte değerlendirilmesi ile yaşlılık aylığına hak kazandığı, yurt içi çalışmalarının tek başına yaşlılık aylığı bağlanmasına yeterli bulunmadığı ve 01.04.2009 tarihinden itibaren SGDP tabi olarak hizmet akdi ile çalışmaya başladığı uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık 3201 sayılı Yasa gereği yurt dışı borçlanması ile birlikte yaşlılık aylığına hak kazanan davacının yurt içinde SGDP tabi olarak yeniden çalışması halinde, yaşlılık aylığının kesilip kesilemeyeceğine ilişkindir. Bu yönüyle davanın yasal dayanağı 3201 sayılı Yasanın 6/B maddesidir. Anılan maddenin ilk düzenlemesinde 3201 sayılı yasa hükümlerinden yararlanarak aylık bağlananlar bakımından yalnızca yurt dışında tekrar çalışma durumu aylığın kesilme nedeni olarak düzenlendiği halde, 5754 sayılı yasanın 79. Maddesi ile 3201 sayıl yasanın 6/B maddesi değiştirilerek 3201 sayılı yasadan yararlanarak aylık bağlananlar bakımından, yurt içinde veya dışında tekrar çalışmaya başlanması ile Yurt dışında ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği alınması hali, çalışmanın başladığı ya da ikamete dayalı ödeneğin alınmaya başladığı tarihten itibaren aylığın kesilme nedeni olacağı ve 5510 sayılı yasanın sosyal güvenlik destek primi hakkındaki hükümlerinin 3201 sayılı yasadan yararlanarak aylık bağlananlar bakımından uygulanmayacağı düzenlenmiştir. 5754 sayılı yasa 08.05.2008 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir.
Somut olayda 3201 sayılı yasadan yararlanarak yaşlılık aylığı bağlanan davacının 01.04.2009 tarihinden itibaren sosyal güvenlik destek primine tabi olarak yurt içinde çalışmaya başladığı belli bulunmasına göre, yaşlılık aylığının kesilmesi işleminin yasaya uygun bulunduğu ortadadır. Her ne kadar hüküm tarihinden sonra 19.06.2010 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 5997 sayılı yasanın 15. Maddesiyle 3201 sayılı yasanın 6/B maddesinde yeniden değişikliğe gidilerek 3201 sayılı yasadan yararlanılarak aylık bağlananlardan, Türkiye’de sigortalı çalışanlar bakımından 5510 sayılı Yasanın sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalışılmasına yönelik hükümlerinin uygulanacağına dair düzenleme yapılmışsa da bu durum dava tarihi itibarıyla Kurum işleminin yasaya uygunluğunu ortadan kaldırır nitelikte değildir. Davacının dava dilekçesinin yeniden aylık bağlanma istemi olarak değerlendirilerek, 5597 sayılı yasanın yürürlüğünü takip eden aybaşından itibaren davalı Kurumca her zaman kesilen aylığı yeniden bağlaması mümkündür.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde davanın 5510 sayılı Yasanın 96.maddesi kapsamında değerlendirilerek sonuçlandırılması yerine yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, 12.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.