Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/10172 E. 2012/1370 K. 09.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10172
KARAR NO : 2012/1370
KARAR TARİHİ : 09.02.2012

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … 1. İş Mahkemesi

Davacı, Kurum işleminin iptali ile 01/08/ 2002 tarihi itibariyle kısmi yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 22.05.1985-20.03.1997 tarihleri arasında ve 02.02.1998-31.07.2002 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığının iptaline yönelik Kurum işleminin iptali ile 01.08.2002 tarihi itibariyle kısmi yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak istemin kabulü ile davacının 01.06.2010 tarihi itibariyle kısmi yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmiştir.
Bozmaya uyulduğu halde, bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. 9.5.1960 gün ve 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bozma kararına uyan mahkeme artık bozma kararı gereğince işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır.Mahkemece bozmadan sonra alınan 25.01.2010 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek, Kurumun 14.12.2009 havale tarihli yazısında bildirdiği süre üzerinden hesaplanan prim borcunun yatırılması üzerine, bu borcun yatırıldığı tarihi takip eden aybaşından itibaren kısmi yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmiş ise de bozma ilamında belirtildiği gibi davacının talebi ile bağlı kalınarak 22.05.1985-15.07.1995 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olduğunu kabul ederek, davacının 1998-2001 yılları arasında ödemiş olduğu primleri sigortalı sayılan günlere ilişkin prim borçlarına saymak, artarsa prim ödeme tarihlerinde davacıyı isteğe bağlı sigortalı saymak,tahsis talep tarihi itibariyle prim borcu bulunup bulunmadığını ve kısmi yaşlılık aylığı şartlarının oluşup oluşmadığını araştırmak ve sonucuna göre karar vermek gerekirken, bilirkişinin hatalı değerlendirmesi sonucu yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş,öncelikle varsa davacının iptalini talep ettiği Kurumun 23.09.2002 tarih ve 50405 sayılı yazısını Kurumdan getirtmek, mahkemece uyulmasına karar verilen önceki bozma ilamının gereklerini yerine getirmek, davacının talebi ile bağlı kalınarak 22.05.1985-15.07.1995 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olduğunu kabul etmek davacının 1998-2001 yılları arasında ödemiş olduğu primleri sigortalı sayılan günlere ilişkin prim borçlarına saymak, artarsa prim ödeme tarihlerinde davacıyı isteğe bağlı sigortalı saymak,tahsis talep tarihi itibariyle prim borcu bulunup bulunmadığını ve kısmi yaşlılık aylığı şartlarının oluşup oluşmadığını araştırmak ve sonucuna göre karar vermektir.
Öte yandan mahkemece bilirkişi raporuna itibar edildiği halde bilirkişinin kabul ettiği süre üzerinden davacının prim borcu olup olmadığının sorulması gerekirken, Kurumun 14.12.2009 havale tarihli yazısında bildirdiği süre üzerinden hesaplanan prim borcunun yatırılması üzerine bu borcun yatırıldığı tarihi takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanması da kabul şekli bakımından hatalı olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 09/02/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.