Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/10217 E. 2012/515 K. 19.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10217
KARAR NO : 2012/515
KARAR TARİHİ : 19.01.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAHİLİ DAVALI : …

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 01/01/1987- 01/01/1988 tarihleri arasında sigortalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 05.10.2009 havale tarihli talebini açıklayan dilekçesi de dikkate alındığında 01.01.1987-01.01.1988 tarihleri arasında kesintisiz geçen sigortalı çalışmalarının Kuruma eksik bildirilmesi nedeniyle Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının “01/01/1987-01/01/1988 tarihleri arasındaki sigortalı çalışma iddiasının 506 Sayılı Yasa’nın 79/10.maddesinde öngörülen 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddine, 01/09/1988 – 30/10/1988 tarihleri arasında asgari ücretle 50 gün çalıştığı, 50 günlük çalışmasının tümünün Kuruma bildirildiği, sigortalılık başlangıç tarihinin 01/09/1988 olduğunun tespitine” karar verilmiş ve davanın kısmen kabul edildiği durumlarda olduğu gibi, davacı ve davalı … yararına avukatlık ücreti taktir edilmiş ise de bu sonuç doğru olmamıştır.
Davacının talebi 01/01/1987-01/01/1988 tarihleri arasındaki döneme ilişkin olmakla, davalı işverene ait işyerinden …’na bildirilen 01.09.1988-30.10.1988 tarihleri arasındaki 50 günlük çalışmasının uyuşmazlıkla ilgisi yoktur. Uyuşmazlık konusu hizmetin tespiti yönünden ise hak düşürücü süre geçtiğine göre, davanın tümüyle reddine ve bu duruma göre avukatlık ücreti taktirine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı …’nun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 19/01/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.