Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/10561 E. 2012/5756 K. 10.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10561
KARAR NO : 2012/5756
KARAR TARİHİ : 10.04.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 08.10.1991 tarihinden itibaren tarım … sigortalısı olduğunun tespitine, 5510 sayılı Kanundan yararlandırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 08/10/1991 tarihinden itibaren Tarım … sigortalısı olduğunun tespiti ve 5510 sayılı Yasanın geçici 23. maddesi uyarınca prim borçlarının yapılandırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davacının zorunlu SGK sigortalısı olduğu 9.10.1991-29.11.1991 tarihleri arasında Tarım … sigortalısı sayılmamasına ve 5510 sayılı Yasanın geçici 23. maddesi hükmünden yararlandırılmamasına ilişkin Kurum işleminin yerinde olduğuna,davacının 30.11.1991 tarihinden sonraki 2926 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılık süresini iptal eden kurum işleminin iptaline karar verilmiş ise de, bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.
Somut olayda, davacının tarımsal faaliyeti nedeniyle 01/05/1985 tarihinde Tarım … sigortalısı olarak tescil edildiği, ancak 09/10/1991-29/11/1991 tarihleri arasındaki 506 sayılı Yasaya tabi zorunlu sigortalı olarak çalıştığı, bu nedenle davalı Kurumca 08/10/1991 tarihi itibariyle Tarım … sigortalılığının sona erdirildiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Dairemizin ve giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşleri, Tarım … sigortalısının kısa süreli olarak SSK’na tabi çalışmasının tarım faaliyetinin devamına engel olmayacağı ve dolayısıyla bu hizmetler dışında tarım faaliyetinin kanıtlanması durumunda sigortalığın devam ettiğinin kabulü gerekeceği yönündedir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasanın 10. maddesine göre “sigortalıların kayıt ve tescil işlemlerinde valilik, kaymakamlık, özel idare, belediye, muhtarlık ve nüfus idareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının,kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin,tarım kredi kooperatifleri ve birliklerinin, … Kooperatifleri ile Birliği ve … Fabrikaları Anonim Şirketi kayıtları esas alınır.”
Mahkemenin, davanın nitelikçe kamu düzenine ilişkin olduğunu göz önünde bulundurarak öncelikle nizalı dönemde anılan maddede belirtilen kayıtların olup olmadığını söz konusu kuruluşlardan, davacının ziraate elverişli taşınmazlarının bulunup bulunmadığını ilgili tapu idaresinden, özel idareden, belediyeden araştırmak, köy muhtarı ile yeterli bilgi ve görgüye sahip kişileri tanık olarak dinlemek, ayrıca zabıta tahkikatı ile de araştırma yaptıktan sonra diğer bütün delilleri birlikte değerlendirerek sonucuna göre karar vermesi gerekirken, eksik araştırma ile sonuca gitmesi yerinde değildir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 10/04/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.