YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10629
KARAR NO : 2012/6263
KARAR TARİHİ : 16.04.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, …’a kayıt tarihinden Nisan 2001 yılına kadar olan sürede prim borcu olmadığının tespitiyle, prim alacağı olması halinde alacaklı olduğu primlerin SSK.’na devrine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının işyeri kapanış tarihinin 2001 yılı Nisan ayı olarak tespiti ile bu tarihten sonra tahakkuk ettirilen primlerin iptaline, tescil tarihinden itibaren 2001 yılı Nisan ayına kadar yatırması gereken primlerin hesaplanarak borçlu olmadığının tespitine,prim alacağının olması halinde alacaklı olduğu primlerin SSK’ya devrine karar verilmesi istemine ilişkindir.
Davacı vekili,04.03.2010 tarihli dilekçesi ile, davanın … kapsamında yer alan işyerlerine ilişkin işlerini 31.05.2001 tarihinde terk ettiğinden 01.06.2001 tarihinden itibaren … sigortalısı olmadığının tespiti ile bu tarihten sonra tahakkuk ettirilen primlerin iptaline karar verilmesini istemiş, diğer taleplerinden vazgeçmiştir.
Mahkemece istemin kısmen kabulü ile, davacının 01.06.2001 tarihinden itibaren … sigortalısı olmadığının tespitine, bu tarihten sonra tahakkuk ettirilen primlerin iptaline,fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık davacının 01.06.2001 tarihinden sonra Esnaf … sigortalısı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
1.4.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesinde zorunlu … sigortalılığı için esnaf sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı aranırken 20.4.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesi değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olması şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşuna kayıtlı olma yeterli görülmüş, 22.3.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş, 2.8.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için esnaf sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüş, aynı maddenin d) bendinde limited şirket ortaklarının da bu kanuna göre sigortalı sayılacağı belirtilmiştir.
Öte yandan, 1479 sayılı Yasanın 25. maddesinde sigortalılığın başlangıç ve bitiş tarihleri belirtilmiş,c) bendinde şirketlerle ilgisi kalmayanların, çalışmalarına son verdikleri veya ilgilerinin kesildiği, tarihten itibaren,e) bendinde ise, İflasına karar verilmiş olan tasfiye halindeki özel işletmeler ile şirket ortaklarının, özel işletmenin veya şirketin mahkemece tasfiyesine karar verildiği, iflasına karar verilmiş olan veya tasfiye halindeki özel işletmeler ile şirket ortaklarından hizmet akdi ile çalışanların çalışmaya başladığı,tarihten bir gün önce, sigortalılıklarının sona ereceği bildirilmiştir.
Somut olayda, davacının 26.12.1997 tarihli bildirgeye göre limited şirket ortaklığı nedeniyle 30.06.1997 tarihinden itibaren Esnaf … sigortalısı olarak tescil edildiği, davacının ortağı olduğu şirketin vergi kaydının vergi dairesi müdürlüğü tarafından resen terkin ettirildiği, ancak Ticaret ve Sanayi Odası kayıtlarına göre davacının şirket ortaklığının halen devam ettiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, 1479 sayılı Yasa m.25/c ve e) bentlerine göre davacının sigortalılığının sona erme koşullarının oluşup oluşmadığı yeterince araştırılmadan eksik inceleme ile sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş; davacının ortağı olduğu tüm şirketlere ait kayıtları ilgili Ticaret Sicili Müdürlüğünden getirtmek, davacının sözkonusu şirketlerdeki ortaklıklarının devam edip etmediğini araştırmak, 1479 sayılı Yasanın 25.maddesine göre şirket ortaklarının sigortalılıklarının sona ermesi ile ilgili koşulların davacı yönünden gerçekleşip gerçekleşmediğini tespit etmek ve çıkacak sonuca göre davacının talepleri ile ilgili bir karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 16/04/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.