YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10866
KARAR NO : 2012/7080
KARAR TARİHİ : 02.05.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 01/11/2005 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine, aksine Kurum işleminin iptaline, ödenmeyen aylıkların faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 20/04/1982-02/07/1993 tarihleri arasındaki 1479 sayılı Yasaya tabi zorunlu Bağ-Kur sigortalılığını iptal eden Kurum işleminin iptali ile Ekim/2005 tarihli tahsis talebini takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığı bağlanması ve ödenmeyen aylıkların her ay için ayrı ayrı hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı Kurumdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile, davacının 20/04/1982-02/07/1993 tarihleri arası dönemde 1479 sayılı Yasaya tabi zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, aksine Kurum işleminin iptaline ve davacıya 01/11/2005 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına ve her bir aylığın ödenmesi gerektiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı Kurumdan alınmasına karar verilmişse de varılan sonuç doğru olmamıştır.
Her uyuşmazlığın, dayandığı işlem veya olayların meydana geldiği tarihte yürürlükte olan yasal kurallara göre çözümlenmesi gerekeceği ilkesinden hareketle yasal koşulların ayrı ayrı ele alınarak Bağ Kur’luluk statüsünün ortaya konması gerekir. 1.4.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesinde zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için esnaf sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı aranırken 4.5.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesinin öngördüğü meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulu kaldırılmış sadece yasanın temel ilkesi olan kendi ad ve hesabına çalışma koşulu getirilmiş, 20.4.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesi değiştirilecek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olması şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşuna kayıtlı olma yeterli görülmüş, 22.3.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş, 2.8.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için esnaf sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüştür.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının, 08/12/1994 tarihli giriş bildirgesi ile 01/01/1981 tarihli vergi kaydına dayanılarak geçmişe yönelik 20/04/1982 tarihi itibariyle Kurumca resen tescil edildiği, vergi kaydı tarihleri zirai olarak 01/01/1981-01/01/1985, ticari olarak 02/07/1993-30/04/1998 ve 13/05/1998—devam şeklinde olduğu, marangoz ve mobilyacılar odası kaydının 06/07/2004-28/07/2005 ve esnaf ve sanatkarlar sicili kaydının 30/07/1993-30/09/2005 tarihleri arası olduğu, şoförler odası kaydının 17/06/1998 tarihinde başladığı ve halen devam ettiği, ilk primi 23/12/1996 tarihinde ödediği anlaşılmaktadır.
Somut olayda uyuşmazlık, davacının 20/04/1982-02/07/1993 tarihleri arası dönemde 1479 sayılı Yasaya tabi zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olup olmadığı noktasında toplanmakta ise de, mahkemenin bu husustaki belirlemesinin dosya kapsamını uygun düşmediği açıktır. Başlangıçtaki vergi kaydının zirai olduğu, bu nedenle 08/12/1994 tarihli giriş bildirgesi ile zirai vergi kaydına dayanılarak sigortalılık süresi elde edilemeyeği gibi davacının söz konusu dönemde oda kaydı, vergi kaydı, esnaf sicil kaydı vs. sigortalılık tesciline esas kayıtlarının bulunmadığı, yine 20/04/1982-02/07/1993 tarihleri arasındaki dönem için sonradan prim ödemek suretiyle sigortalılık hakkı elde edilemesinin mümkün olmadığı, dolayısıyla davacının uyuşmazlık konusu dönemde sigortalılık koşullarını taşımadığı ve ayrıca yaşlılık aylığı talebi yönündende yazılı istek tarihinde yaşlılık aylığı şartlarının bulunmadığı hususları gözetilmeden karar verilmesi hatalıdır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 02/05/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.