Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/11134 E. 2012/7292 K. 03.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11134
KARAR NO : 2012/7292
KARAR TARİHİ : 03.05.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 3201 sayılı Kanuna göre yapılan borçlanma işleminin geçerli olduğunun ve aylığının başvuru tarihinden itibaren ödenmesine devam olunması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, 3201 sayılı Yasaya göre, yurt dışı hizmetlerini borçlanan ve buna bağlı kendisine yaşlılık aylığı bağlanan davacının yaşlılık aylığından yararlanma koşullarından biri olan yurda kesin dönüş koşulunun bulunmadığının anlaşılması üzerine, Kurumca;borçlanmasının ve yaşlılık aylığının iptaline ilişkin işleminin iptali ile 2009 yılında kesin dönüş yaparak yeniden aylık talebinde bulunan davacıya başvuru tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
Mahkemece; davacının 3201 sayılı Yasa uyarınca yaptığı borçlanma işleminin ve yaşlılık aylığının iptaline ilişkin işleminin iptaline, davacının 3201 sy uyarınca yaptığı borçlanmanın geçerli olduğunun ve aylığının 01.08.1995 tarihinden itibaren ödenmeye devam edilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmişse de bu sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Gerçekten 3201 sayılı Yasa’dan yararlanmak suretiyle 506 sayılı Yasa’da öngörülen yaşlılık sigortası kapsamına girmek isteyen Türk Vatandaşlarının yaşlılık aylığından yararlanma koşulları ile yurt içinde çalışıp 506 sayılı Yasa kapsamında bulunan Türk Vatandaşlarının yaşlılık aylığından yararlanma koşulları zorunlu bir farklılık dışında birbirine koşut hale getirilmiştir. Şöyle ki; 506 sayılı Yasanın 60.maddesinde öngörülen ve yaşlılık aylığından yararlanma koşulları olarak belirlenen; “yaş”, “sigortalılık süresi”, “prim ödeme gün sayısı”, “işten ayrılma” ve “yazılı istekte bulunmak” koşulları 3201 sayılı Yasanın 6.maddesinde de aynen kabul edilmiş, sadece; Türkiye’de çalışanların “işten ayrılma koşulu” burada; “yurt dışındaki ülkeden ayrılıp Türkiye’ye dönüş” biçiminde belirlenmiştir. Şu duruma göre; Sosyal Sigortalar Kurumu; yurt içinde kesin çalışan sigortalılar için; aradığı; işten ayrılma koşulunu yurt dışında çalışanlar içinde yurda dönüş koşulu olarak araması ve işlemleri buna göre yürütüp tamamlaması zorunludur.
3201 sayılı Yasa, 6.madde (B) fıkrası, yurt dışından kesin dönüş yapılmasına ve kendilerine yaşlılık aylığı bağlanmasına karşın, yurt dışında çalışmak isteyenler yönünden Kurumca yapılması gereken işlemleri belirlemiştir. Buna göre;yurt dışından kesin dönüş yapan bir kimsenin yeniden yurt dışında çalışması halinde; çalıştığı süre kadar yaşlılık aylığı kesilecek bu kişinin yurda dönüşünde; isterse çalıştığı süre kadar borçlanmak suretiyle; yaşlılık aylığı oran ve miktarı artırılacak, isterse, eski aylık olduğu gibi ödenmeye devam edecektir. Böylece denilebilir ki, 3201 sayılı Yasa sisteminde yeniden yurt dışı çalışma söz konusu olduğunda, yaşlılık sigortasından bağlanan aylıklar ödenmemekte ve sosyal güvenlik askıya alınmaktadır. Bu durumun sonucu olarak, yaşlılık aylığı bağlanması sırasında, yurda kesin dönüş koşulunun gerçekleşmediği anlaşılırsa, yapılacak işlem; veya uygulanacak yaptırım; yaşlılık aylığının bağlanmaması ve kesin dönüş tarihine kadar işlemlerin hukuken askıya alınması, istek olduğunda yatırılan borçlanma bedelinin iadesidir. Yaşlılık aylığı bağlanmış olması halinde ise bağlanan aylığın kesilmesi ve ödenen aylıkların geri alınmasıdır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 01.05.1973-31.12.1994 tarihleri arasındaki çalışmalarını 3201 sayılı Yasa uyarınca borçlandığı, 01.03.1996 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı, 31.12.1993 tarihinde kesin dönüş yaptığını beyan ettiği halde 31.07.1995 tarihine kadar yurtdışında çalıştığı gerekçesiyle borçlanma işleminin ve yaşlılık aylığının bağlandığı tarihten itibaren iptal edildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davacının borçlanma işleminin iptaline ilişkin Kurum işleminin iptaline yönelik kararı yerinde ise de davacı dava dilekçesinde 2009 yılında kesin dönüş yaptığını beyan ederek yeniden aylık talebinde bulunduğunu beyan ettiği ve 11.05.2009 tarihinde, 26.04.2009 tarihinde kesin dönüş yaptığını beyan ederek tahsis talebinde bulunduğundan 01.06.2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığının bağlanmasına karar verilmesi gerekirken, dosyadaki belgelere ve HUMK’nun 74.maddesine aykırı olarak talep aşılmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 03.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.