Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/11143 E. 2012/5059 K. 02.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11143
KARAR NO : 2012/5059
KARAR TARİHİ : 02.04.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, iş kazasına uğrayan davacının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkeme, 21.941,34 TL maddi tazminatın ve 15.000,00 TL manevi Tazminatın olay tarihi olan 12.04.2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar vermiştir.
İnsan yaşamının kutsallığı çevresinde işverenin, işyerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu İş Kanununun 77.maddesinin açık buyruğudur.
Hükme dayanak alınan 31.03.2010 günlü bilirkişi raporunda; olayda davalı işverenin % 70, davacı işcinin ise %30 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Oysa, bilirkişi tarafından incelenmesi ve irdelenmesi gereken belgelerin, bilirkişi raporunun sunulmasından sonra dosyaya sunulduğu, bu nedenle bilirkişinin dosyaya sunulan tüm belge ve bilgiler incelenmek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranı hiç bir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde, saptamadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece yapılacak iş; işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında 3 kişilik heyetten oluşan uzman bilirkişilere konuyu dosya kapsamındaki tüm belge ve bilgilerle yeniden inceletmek, verilen rapor dosyadaki bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilmek ve sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Kabule göre ise;
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davalı işveren tarafından 21.03.2009, 27.06.2009, 21.08.2009, tarihlerinde toplam 24.000,00 TL’nin iş kazası nedeniyle manevi tazminata mahsuben davacıya imzası karşılığında ödeme yapıldığının belirtildiği, davacı taraf ise imzaları kendisinin atmadığını, davalı işveren tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını bildirdiği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, 21.03.2009, 27.06.2009, 21.08.2009, tarihli gider pusulalarındaki imza inkar edildiğine göre davacının banka, seçim kurulu, tapu gibi kurum ve kuruluşlarda bulunan imza örnekleri getirtilerek imza incelemesi yaptırılarak gider pusulalarındaki imzanın davacıya ait olduğu anlaşılırsa manevi tazminat isteminin reddine, imzanın davacıya ait olmadığının anlaşılması halinde ise, davacı yararına manevi tazminat taktir edilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine 02/04/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.