YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11182
KARAR NO : 2010/11685
KARAR TARİHİ : 29.11.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Sultan Namazcı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalı …’ın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, iş kazası nedeniyle sürekli iş göremez duruma gelen davacının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacının iş kazası sonucu % 21 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı olayda davacının kusursuz , davalı işveren tarafın % 100 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile sigortalıya verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına 25.000,00TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 30.000,00 TL’sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine,
“Davacının davasının kısmen kabulü ile,
1-73.983,53 TL maddi 25.000,000 TL manevi tazminatın 18.03.2003 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı …’dan alınarak davacıya verilmesine, fazla talebin reddine,
2-Davalı …’a yönelik davanın reddine,
3-Davalı …’e yönelik davanın HUMK 409 maddesi gereğince açılmamış sayılmasına,
4-Alınması gereken 5.345,11 TL karar ve ilâm harcından peşin alınan 1.741,30 TL harcın düşümüyle kalan 3.603,81 TL harcın davalı …’dan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 2.900,00 TL, maddi tazminat üzerinden hesaplanan 7.318,68 TL, toplam 10.218,68 TL avukatlık ücretinin davalı …’dan tahsili ile davacıya ödenmesine
6- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince ret edilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 2.900,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınıp davalı …’a ödenmesine
7- Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.741,30 TL nispi harç, 24,10 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 1.765,40 TL harç giderinin davalı …’dan tahsili ile davacıya ödenmesine
8- Davacı tarafından yapılan toplam 805,60 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre hesaplanan takdiren 643,00 TL’ sının davalı …’dan tahsili ile davacıya ödenmesine , kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
9- Davalı tarafından yapılan toplam 537,60 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre hesaplanan takdiren 108,00 TL’ sının davacıdan tahsili ile davalı …’a ödenmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 29.11.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.