YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11208
KARAR NO : 2012/7928
KARAR TARİHİ : 14.05.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, davacının Şubat 1997 tarihinden 4.9.2003 tarihine kadar davalı iş yerlerinde çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile hükümde yazılı şekilde karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesinde, bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında; resmi belge veya yazılı delillerin bulunması, sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması, salt bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz. Somut bilgilere dayanması, inandırıcı olmaları koşuluyla, Kuruma bildirilen dönem bordroları,tanıkları veya iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken işverenler tarafından Kuruma bildirilen komşu işyerleri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kimi diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür.
Gerek yargılama sırasında yürürlükte olan 1086 sayılı H.U.M.K.’un 388/son maddesi gerekse de 01/11/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı H.M.K.’ nın 297/son maddesi gereğince, hüküm kısmında istek sonuçlarından her biri hakkında taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi, 1086 sayılı H.U.M.K’ un 389. maddesi uyarınca verilen karar ile iki tarafa yükletilen yükümlülüklerin kuşku ve duraksamayı gerektirmeyecek surette çok açık olarak yazılması gerekir.
Tüm dosya kapsamından; davacının uyuşmazlık konusu dönem içinde … sigorta no’lu … Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile … sigorta no’lu … Teks. İml. İhr. İth. San. ve Tic. Ltd. Şti.’de çalışmasının sabit olduğu, mahkemece de davacının her iki işyerinde çalıştığının kabul edildiği, ancak çalışmanın hangi işyerinde, hangi tarihler arasında olduğunun ayrı ayrı belirtilmediği, yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olmasının infazda tereddüde yol açacak nitelikte olduğu anlaşılmıştır.
Yapılacak iş; davacının hizmet aktiyle çalışmasının sabit olduğu, 15.2.1997 – 4.9.2003 tarihleri arasındaki dönem yönünden, çalışmanın hangi davalı işyerinde, hangi tarihler arasında olduğunu ayrı ayrı ve infazda tereddüt uyandırmayacak şekilde tespit edip sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan … San.Tic.Ltd Şti’ne iadesine, 14.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.