Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/11272 E. 2012/7300 K. 03.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11272
KARAR NO : 2012/7300
KARAR TARİHİ : 03.05.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı murisinin, ölüm tarihinde Kuruma borcu bulunmadığının tespitiyle, Kurum tarafından haksız olarak tahsil edilen 5.524,49-TL’nin tahsil tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte Kurumdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, davacının murisi olan eşinin kendi adına, bağımsız ticari faaliyetini devam ettirmediğinden bahisle davalı Kurumca yaşlılık aylığından Sosyal Güvenlik Destek Primi kesilmesine ilişkin işlemin iptali ile, borcu bulunmadığının tespiti ve tahsil edilen 5.524,49TL’nin tahsil tarihinden itibaren faziyile birlikte davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile varılmıştır.
Davacının vergi kaydının sosyal güvenlik destek primi kesintisine ilişkin 1479 sayılı Kanun’un Ek. 20.maddesinin yürürlüğe girdiği tarih olan 01.10.1999 tarihinden sonra 16.12.1999 tarihinde sona erdiği, Ticaret ve Sanayi odası kaydının 04.02.2002 tarihine kadar, Ticaret Sicili Memurluğu kaydının ise 31.10.2007 tarihine kadar devam ettiği anlaşılmaktadır. 1479 sayılı Kanun’un 24. maddesi gereğince zorunlu Bağ-Kur sigortalılık statüsünün oluşması için Esnaf Odası ve Esnaf ve Sanatkarlar Sicil Memurluğu kaydının bulunması yeterlidir. Bu nedenle 1479 sayılı Kanun’un Ek. 20.maddesinin yürürlük tarihi olan 01.10.1999 tarihinden sonraki dönemde oda ve sicil kaydının gerçeği yansıtıp yansıtmadığının araştırılması gerekirken, soyut tanık beyanlarına dayanılarak davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yapılacak iş, 1479 sayılı Kanunun 20.maddesinin yürürlük tarihinden sonra davacının kendi nam ve hesabına fiili ve gerçek çalışmasının olup olmadığının tespiti için öncelikle vergi kaydının hangi tarihte sona erdiğini kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit etmek, gerekirse Belediye Zabıtası ve Emniyet Müdürlüğü aracılığıyla araştırma yaptırmak, komşu işyeri kayıtlarına geçmiş tanık beyanlarına başvurmak, ilgili odadan üyelik aidatlarının hangi tarihe kadar yatırıldığına ilişkin bilgi ve belgeler getirtilmek, oda seçimlerine katılıp katılmadığını, katılmış ise hazirun cetvellerinde isminin ve imzasının bulunup bulunmadığını sormak ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonuca ulaşmaktan ibarettir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 03/05/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.