Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/11491 E. 2012/6594 K. 19.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11491
KARAR NO : 2012/6594
KARAR TARİHİ : 19.04.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davacının asgari ücretin üzerinde kazançla çalıştığının tespitine yeterli delil bulunmamakta ise de, hesap raporundaki veriler ve hesap yöntemi dikkate alındığında, asgari ücretle hesap yapılsa bile dava dilekçesinde talep edilen miktarı aşar biçimde davacının karşılanmayan maddi zararının bulunduğu giderek, sözü edilen yanlışlığın sonuca etkisinin bulunmadığının anlaşılmasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava 04.09.1993 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu %19,00 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi zararının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde davacı ve davalı taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Yerel mahkemence maddi tazminatın hesabına esas alınacak ücretin tespitinde yanılgıya düşülen bilir kişi raporunun hükme esas alındığı görülmektedir.
İş kazası sonucu meslekte kazanma gücünü kaybeden işçinin maddi zararının hesabında, gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Gerçek ücretin ise işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarından saptanacağı, işçinin imzasının bulunmadığı işyeri ve sigorta kayıtlarının nazara alınamayacağı, işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarının bulunmaması durumunda işçinin yaşı, kıdemi, mesleki durumu dikkate alınarak, emsal işi yapan işçilerin aldığı ücret göz önünde tutularak belirlenmesi gerektiği, Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Somut olayda, davacının olay tarihindeki ücretine ilişkin olarak imzasını içeren bordro mevcut değildir. Yerel mahkemece, davacının olay tarihindeki ücretine ilişkin olarak tanık beyanları esas alınarak asgari ücretin 1,88 katı ücret üzerinden hesap yapılan hesap bilirkişi raporu hükme esas alınmışsa da, yöntemince sigortalının gerçek ücretinin araştırılması yoluna gidilmeksizin yalnızca tanık anlatımları ile belirlenen ücretin tazminatın hesabında esas alınması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, hesap raporundaki veriler ve hesap yöntemi dikkate alındığında, asgari ücretle hesap yapılsa bile, dava dilekçesinde talep edilen 10.000,00-TL’nı miktarı aşar biçimde davacının karşılanmayan maddi zararının bulunduğu, giderek, sözü edilen yanlışlığın bu davada sonuca etkisinin bulunmadığının, ilerde açılması muhtemel ek davada değerlendirilmesinin mümkün bulunduğunun anlaşılmasına göre bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine;
“1-Davanın kabulü ile 10.000,00-TL maddi tazminatın olay tarihi olan 04.09.1993 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla hakkın saklı tutulmasına,
2-Alınması gereken 594,00-TL ilam harcından peşin alınan 500,25-TL’nin indirimi ile kalan 93,75-TL ilam harcının davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından başvurma ve peşin harç olmak üzere yatırılan toplam 505,21-TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Reddedilen ve kabul edilen miktarlar nazara alınarak, davacı tarafça yapılan toplam 626,11-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre, avukat ile temsil edilen davacı yararına hüküm altına alınan maddi tazminat miktarı üzerinden 1.200,00-TL, avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, 19/04/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.