Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/11528 E. 2012/7572 K. 08.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11528
KARAR NO : 2012/7572
KARAR TARİHİ : 08.05.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, sigortalılık başlangıç tarihinin 15.09.1980 olduğuna ve 05.03.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 15/09/1980 olduğunun ve 05/3/2008 tarihi itibariyle de yaşlılık aylığı şartlarının gerçekleştiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 15/09/1980 olduğunun ve 01/04/2008 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 108.maddesinin 1.fıkrasında; ” Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında nazara alınacak sigortalılık süresinin başlangıcı, sigortalının, yürürlükten kaldırılmış 5417 ve 6900 sayılı kanunlara veya bu kanuna tabi olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihdir.” hükmü düzenlenmiştir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli değildir. Aynı zamanda o kimsenin Yasa’nın belirlediği biçimde (506 sayılı Yasa’nın 2. maddesi ve 5510 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Yasa’nın 6. maddesi ile 5510 sayılı Yasa’nın 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmeli, buna göre dönem bordrosunda yer alan ve davacının talep ettiği tarihte çalışması mevcut tanıklar ile gerektiğinde komşu işyerleri çalışanları olduğu kayıtlarla ya da emniyet yolu ile yaptırılacak araştırma ile belirlenen kimselerin beyanlarına başvurulmalı, sonucuna göre karar verilmelidir.
Her dava açıldığı tarihteki şartlara göre görülüp sonuçlandırılır,
Somut olayda, işe giriş bildirgesinin 15/09/1980 tarihinde verildiği, Kurum tarafından önce, dönem bordroları ve bildirim bulunmadığı gerekçesiyle bildirgenin kabul edilmediği, ancak daha sonra dönem bordroları ve prim belgeleri tespit edilince bildirgenin kabul edildiği, dolayısıyla hizmet tespitine yönelik talebin konusuz kaldığı, ayrıca davacı davayı 14/01/2008 tarihinde açtığı, bu tarihten sonraki bir tarih olan 05/03/2008 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı şartlarının oluştuğunun tespitini talep ettiği, dava tarihi itibariyle yaşlılık aylığı şartlarının oluşmadığı anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, Davacının hizmet tespitine yönelik talebinin konusuz kaldığından, karar verilmesine yer olmadığına, yaşlılık aylığına ilişkin talebin ise dava tarihi itibariyle şartları oluşmadığından reddine karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik araştırma ve inceleme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 08/05/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.