YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11583
KARAR NO : 2012/7856
KARAR TARİHİ : 14.05.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı-Karşı Davalı: S.S.K aylığının ve … aylığının yasal olduğunun Kurum tarafından iptal edilemeyeceğinin ve Kuruma borçlu olmadığının tespitine,
Davalı-Karşı Davacı Kurum ise hak sahibine yersiz olarak ödenen 36.529.02 TL’nin yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, davacı karşı davalının reddine, davalı Karşı davacı Kurumun davasının kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Davacı murisi eşi …’ın 1479 ve 506 sayılı Yasalara tabi hizmetlerinden dolayı kendisine ayrı ayrı ölüm aylığı bağlandığını, Bağ-Kurdan dolayı aylığını bir süre sonra almayı bıraktığını, SSK aylığını ise 30 yıldan beri aldığını, Kurumca 1999-2009 arası aylıkların geri istenip aylığın iptal edildiğini, her iki aylık bağlanmasının yasal olduğunu belirtip, kesildiği tarihten yeniden bağlanmasını ve Kuruma borcu olmadığının tespitini istemiş, karşılık davacı SGK ise; davalı-karşılık davacı hak sahibine yersiz ödenen 36.529,02 TL nin yasal faiziyle tahsilini istemiştir.
Mahkemece hak sahibi eş davacı-karşılık davalının davasının reddine, davalı-karşılık davacı SGK nun davasının ise kabulüne karar verilmiş ise de; varılan bu sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamıştır.
Dosya içindeki kayıt ve belgelerden; davacı murisinin 9.2.1980 tarihinde öldüğü, muris sigortalının 26.6.1942-9.2.1980 tarihleri arasında 2.954 gün 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı olarak çalıştığı, murisin 1.10.1972-9.2.1980 tarihleri arasında 2.648 gün 1479 sayılı Yasa’ya tabi … sigortalılığının bulunduğu, davacıya 1.3.1980 tarihinde SSK’dan ölüm aylığı bağlandığı, yine davacının eşinin ölümünden sonra 1980/3. aydan itibaren … sigortalılığından dolayı ölüm aylığı bağlandığı, kurumca davacının SSK’dan aylık alırken …’dan da aylık aldığı gerekçesiyle 20.7.2009 tarihi itibariyle aylığının kesildiği ve 21.6.1999-20.7.2009 tarihleri arası yersiz ödenen 36.528,02 TL nin davacıdan geri istendiği, davacının tahsis dosyasından sigortalı eşinin 506 sayılı Yasaya tabi çalışmalarının daha fazla olduğu anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan çeşitli sosyal güvenlik kurumlarına tabi olarak geçen hizmetlerin birleştirilmesi suretiyle ilgililerin sosyal güvenliklerinin sağlanmasına dair usul ve esasları düzenleyen 2829 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesine göre “Birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır ve ödenir.” hükmü getirilmiştir.
Öte yandan 1.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren yersiz ödemelerin geri alınmasına ilişkin 5510 sayılı Yasanın 96. maddesinde “Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemelerin; a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden, b) Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, üç aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan, itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edileceği, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınacağı, alacakların yersiz ödemelere mahsubunun, en eski borçtan başlanarak borç aslına yapılacağı, kanunî faizin kalan borca uygulanacağı, Bu hüküm ilgili hak sahiplerinin muvafakat etmeleri kaydıyla, aynı dosyadan diğer bir hak sahibine yapılan yersiz ödemelere mahsubunda da uygulanacağı, yersiz ödemenin gelir ve aylıklardan kesilmesinde, kesintinin başlayacağı ödeme dönemi başı itibarıyla kanunî faizi ile birlikte hesaplanan borç tutarı, gelir ve aylıktan % 25 oranında kesilmek suretiyle uygulanacağı, yersiz ödemelerin tespiti ile geri alınmasına ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esasların, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği bildirilmiştir.
Kanunların geriye yürümesi konusunda mevzuatımızda genel bir düzenleme bulunmamaktadır. İlke olarak her yasa yürürlüğe girdiği andan itibaren derhal hukuksal sonuçlarını doğurmaya başlar. Bunun doğal sonucu da yasaların yürürlüğe girmelerinden önceki olayları etkilemeyeceği, başka bir anlatımla geriye yürümeyeceklerdir. Ancak devam eden uyuşmazlıklarda, tamamlanmamış hukuki durumlara yeni yasa veya düzenleyici kural “derhal yürürlüğe girme” niteliği nedeniyle uygulanacak ve hukuki sonuçlarını doğuracaktır. Bu gibi durumlarda kanunların geriye yürümesi değil ani etkisi söz konusudur. Sosyal güvenlik hukukunun ilgi alanı kamusal olup otoritesi kamu düzenini ilgilendirmektedir. Bu nedenle sosyal güvenlik hukuku ile ilgili yasalar yürürlüğe girdiği andan itibaren derhal hukuksal sonuçlarını doğurur. Bu açıklamalar karşısında sigortalı yararına olan 1.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasanın 96. maddesinin tamamlanmamış hukuki durumlara uygulanacağının kabulü gerekir.
Somut olayda davacı sigortalı ölen eşinden dolayı hak sahibi olarak hem SSK’dan hem de …’dan ölüm aylığına hak kazanabilecek ise de; Kurumca muris sigortalının hangi sigortalılık süresi daha fazla ise davacıya o sigortalılık esas alınarak ölüm aylığı bağlanması gerekmektedir. Kurumun da az olan aylığı iptal etme hakkı bulunduğundan, mahkemece işin esasına girilerek murisin hangi sigortalılık süresinin daha fazla olduğu tespit edilip, varsa yersiz aylık ödemesinin tahsilinde de 5510 sayılı Yasanın 96. maddesi gözönüne alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile sonuca gidilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 14.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.