YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11594
KARAR NO : 2012/7665
KARAR TARİHİ : 08.05.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, Kurum tarafından gönderilen ödeme emirlerinin icra takiplerinin iptaliyle, Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, fark işçiliğe dayalı prim ve gecikme zammına ilişkin Kurum işleminin ve ödeme emirlerinin iptali ile kuruma borçlu olmadığının tespitini istemiştir
Mahkemece, dosyaya ekli bilirkişi raporu gereğince istemin kabulü ile Kurum işleminin ve ödeme emirlerinin iptali ile davacıdan tahsil edilen bedellerin 13.05.2010 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsile karar verilmiş ise de bu sonuç eksik incele ve hatalı değerlendirmeye dayalı olduğundan usul ve yasaya aykırıdır.
506 sayılı Yasa’nın 79. maddesi ve diğer hükümler birlikte değerlendirildiğinde, Kuruma kendisine bildirilen ve bildirilmeyen işçilik yönünde inceleme yetkisi açıkça verilmektedir. 6.8.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4958 sayılı Yasa’dan önce durum bu merkezde olduğu gibi 506 sayılı Yasa’da değişiklik yapan 4958 sayılı Yasa’nın 37. ve 49. maddeleri gereğince de Kurumun ölçümleme hakkının bulunduğu açıktır.
Y.H.G.K.’ un 21.11.2001 günlü 2001/965 Esas, 2002/1038 Karar sayılı Kararı da aynı yöndedir. Kurum işin genel niteliğini, işte kullanılan teknik yöntemleri, işin büyüklüğü, tamamlama süresini, işyeri koşullarını, istihkak tutarlarını kısaca işçilik bildirilmesi gereken işle ilgili tüm verileri gözetmek, gerekirse emsalleriyle kıyaslamak, mahallinde işi bizzat denetlemek, işle ilgili tüm verileri dikkate alarak bildirilmesi zorunlu işçilik oranını ve miktarını saptamak yetkisine sahiptir.
Somut olayda, davacının 27.11.1996 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile özel bina yapım işinin sadece kaba inşaatının yapımını aldığı ve iki yıl içersinde kaba inşaatların tamamlandığı 1998 yılında ince işleri kendilerince yaptırılmak üzere hak sahiplerine teslim edildiğine dair mahkeme kabulü doğrudur .Ancak davacı tarafından yapılan kaba inşaat işi nedeniyle de Kuruma hiç işçilik bildirilmediği açıktır.Bu nedenle Kurumun 14.07.2006 tarihli müfettiş incelemesine dayalı kaba inşaata ilişkin olarak yaptığı tahakkuk yerindedir.Ancak mahkemenin bu kısma yönelik kabulünün doğru olmadığı davacının üstlendiği inşaatın kaba işçiliği üzerinden kuruma işçilik bildirimi yapmak zorunda olduğu olduğu dikkate alınmaksızın istemin tümden kabulü usul ve yasaya aykırıdır.
Yapılacak iş; davacının 27.11.1996 tarihli sözleşme ile yapımını üstlendiği kaba inşaatın 05.05.1998 tarihinde hak sahiplerine teslim ettiği tarihe kadar yapmış olduğu işleri gerektiğinde mahallinde yapılacak keşif ile de tespit ettikten sonra konularında uzman inşaat ve aktüerya uzmanı bilirkişi heyetinden kaba inşaata düşen işçilik miktarını hesaplatıp (toplam işçilik miktarından ince işlere ait işçilikler düştükten sonra bulunacak işçilik miktarı) prim ve diğer tahakkuklar yönünden sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 08.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.