Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/11807 E. 2012/8196 K. 15.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11807
KARAR NO : 2012/8196
KARAR TARİHİ : 15.05.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacılar murisi, davalılardan işverene ait işyerinde çalıştığının tespitiyle işçilik alacaklarının alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara toplanan deliller ile hükmün kısmen bozmaya uygun olmasına göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı (28.10.2005 tarihinde ölmüş olmakla mirasçiları)davalı işverene ait işyerinde 1997 yılı başından dava tarihleri arasında kalan süredeki çalışmalarının tesbitini istemiş; istem mahkemece ilk bozma ilamından sonra kısmen hüküm altına alınmış ancak Dairemizin 25.06.2007 tarihli kararı ile eksik inceleme nedeniyle ikinci kez bozulması üzerine yapılan yargılama üzerine istemin aynen kabulüne karar verilmiştir.Davacı -muris …’ın 15.08.1987-30.10.1990 tarihleri arasında eksik 923 gün tespitine ilişkin verilen hüküm bozmaya uygun olup doğru ise de 31.10.1990-11.10.2002 tarihleri arasındaki hizmetin tespitine ilişkin hüküm eksik incelemeye dayalıdır.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmasına karar verilmesine karşın; bozma gereğince işlem yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesi yerinde değildir.
Mahkemenin Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 6.3.2002 gün ve 1/119-135 sayılı kararında da belirtildiği üzere; bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak doğar ve mahkemenin bozma kararı doğrultusunda işlem yapma ve hüküm verme yükümlüğü vardır. Bu ilke Usul Kanunun dayandığı ana esaslardan olup kamu düzeni ile ilgilidir. Yargıtayın bozma kararına uymuş olan mahkeme, bu uyma kararı ile bağlı olup, bozma gereğince inceleme yaparak yeni bir hüküm kurmak zorundadır.
Dairemize ait 25.06.2007 gün ve 2007/11344 Esas – 10152 Karar sayılı bozma ilamında belirtildiği üzere;
Mahkemece, davacının 15.8.1987-30.10.1990 tarihleri arasında davalı işveren murisi … ’a ait işyerinden bildirimlerinin bulunduğu dikkate alınarak davacının sonraki dönemleri kapsayan çalışma iddiasında çalışılan yer aynı işyeri ise işverenlerin yada mirasçılarının, aksi halde ise davalı işyerinin işhanı olduğu ve ayrı bir yönetiminin de oluşmadığı iddiaları gereğince bu yerde bulunan işyeri sahiplerinin dahi yöntemince davaya dahil edilerek taraf teşkilinin sağlanması gerektiği açıktır. Usule ilişkin bu sorun giderildikten sonra, işyeri ve işverenlere ait çalışma dönemini kapsayan davacı ile ilgili tüm işyeri kayıt ve belgeleri varsa ücret bordroları birlikte istenmeli, davacıya ait Sosyal Sigortalar Kurumunda bulunan şahsi sicil dosyası ile işyerinin Kurum da bulunan işyeri sicil dosyası eklenmeli ve çalışma dönemini kapsayacak şekilde işyerinden Sosyal Sigortalar Kurumuna bildirilen dönem bordroları da dosyaya eklenmelidir. Eklenen belgeler ve yapılacak değerlendirmelerden sonra işyerinde kayıtlı bordro tanıkları ayrıntılı bir şekilde dinlenmeli, tespiti istenilen dönemlere ilişkin işyeri kayıtlı tanıklarının tespit edilmemesi halinde ise komşu ve yakın işyerlerinde aynı dönemlerde çalışan kayıtlı tanıklar dinlenmelidir. Davanın niteliği dikkate alınarak gerektiğinde resen yapılacak araştırma ve incelemeler ile çalışmanın niteliği ve süresi saptanıp tüm veriler birlikte değerlendirilerek Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.6.1999 gün ve 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün ve 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün ve 2003/21-35-64 ile 10.11.2004 gün 2004/21-538 sayılı kararları da dikkate alınarak bir sonuca varılması istenildiği halde 31.10.1990 tarihinden sonraki dönem yönünden açıklanan bu yönlerde işlem yapılmadan ve taraf teşkili dahi sağlanmadan tespite karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Yapılacak iş; Yukarıda açıklanan tüm bozma kapsamı gereğince işlem yapıldıktan sonra sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.
O halde,davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 15/05/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.