YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11859
KARAR NO : 2012/7898
KARAR TARİHİ : 14.05.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 01/11/2007 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine, maaşlardan ve sağlık yardımlarından dolayı borçlu olmadığına, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, yersiz ödendiği iddia olunan maaşlardan ve sağlık harcamalarından dolayı davacının davalı Kurum’a borçlu olmadığı ve 30.10.2007 tarihli tahsis talebine göre 1.11.2007 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına müstehak olduğunun tespiti ile aksi yöndeki Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacıya, 30.10.2007 tarihli tahsis talebine göre yaşlılık aylığı bağlandığı, 25.5.2008 tarihine kadar toplam 3.770,13 TL maaş ödendiği, ancak maaş ödemesinden sonra SSK ile yapılan yazışmalarda Bağ-Kur hizmeti ile çakışan hizmetinin olduğu, bu nedenle Kurumca tarım Bağ-Kur sigortalılığının iptal edildiği, bunun sonucunda 25 yıl hizmeti olmadığından bağlanan yaşlılık aylığının başlangıçtan itibaren iptal edildiği, davacının “14.4.1986 tarihli giriş bildirgesi ile tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak tescil edildiği, 16.8.1998 tarihi itibari ile terkin edildiği, 4.12.2007 tarihi itibari ile prim borcunun olmadığı,” “17.8.1988 – 30.10.2007 tarih aralığında 19 yıl 2 ay 14 gün 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığının olduğu, 30.10.2007 tarihi itibari ile prim borcu olmadığı,” “14.3.2008 tarihli SSK hizmet cetvelinde davacının sigortalı hizmetlerinin 31.12.1978 tarihi itibari ile sona erdiği, toplam 673 gün çalışmasının olduğu, Kurumun 16.4.2008 tarih, … sayılı Müdürlük Makamına hitaben yazılan yazısındaki tabloda ise davacının SSK hizmet cetvelindeki sürelere ek olarak 1983 yılındaki 75 gün, 1986 yılında 23 gün çalışmasının görüldüğü, 23.4.1974 – 5.7.1986 tarih aralığında toplam 695 gün çalışmasının olduğunun belirtildiği, 14.3.2008 tarihli SSK hizmet cetvelinde 1978 yılındaki toplam çalışması 339 gün olmasına rağmen Kurumun 16.4.2008 tarih, … sayılı Müdürlük Makamına hitaben yazılan yazısındaki tabloda 258 gün olduğu,” 1 yıl 8 ay (600 gün) askerlik borçlanması yapıp ödediği görülmüştür.
Davacının, tarım Bağ-Kur sigortalılığının başlangıcı ile çakışan ve sigortalı hizmet cetvelinde görülmeyen, 25.4.1986 – 5.7.1986 tarih aralığındaki toplam 23 gün çalışmaya ilişkin işe giriş bildirgesi ve dönem bordroları mevcuttur. Buna rağmen, davacı vekili davacının 1978 yılından sonra SSK kapsamında çalışması olmadığını belirtmiştir. Ancak Mahkemece davacının belirtilen tarihlerde gerçek ve fiili çalışmasının olup olmadığı araştırılmamıştır. Ayrıca hizmet cetveli ile Kurumca Müdürlük Makamına yazılan yazıdaki tabloda; 1978 yılına ilişkin hizmet yönünden çelişki olduğu görülmesine rağmen çelişkinin giderilmediği ve davacının 506 sayılı Kanun kapsamındaki çalışmasının netleştirilmediği anlaşılmıştır.
Davacının tarım Bağ-Kur sigortalılığı Kurumca tamamen iptal edildiğinden, bu husus da uyuşmazlık konusu olmuştur. Buna göre; mahkemece bu konuda da bir karar verilmesi gerekir. Ancak kararın gerekçesinde bu konu tartışılmasına rağmen hüküm kısmında, bu konuda hüküm kurulmamış ve buna dair uyuşmazlık giderilmemiştir.
Yapılacak iş; davacının 25.4.1986 tarihinde başlayan 506 sayılı Kanun kapsamındaki çalışmasının gerçek olup olmadığını araştırmak, (işe giriş bildirgesi üzerinde imza incelemesi yaptırmak, puantaj cetveli getirtmek, bordro tanığı dinlemek gibi) 1978 yılındaki hizmet süresinin kaç gün olduğunu tespit etmek ve 506 sayılı Kanun kapsamındaki çalışmasının süresini netleştirmek, ondan sonra da 2926 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalı süresini tespit etmek ve sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, yaşlılık aylığı şartlarının bilahare değerlendirilmesine, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 14/05/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.