Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/11958 E. 2012/7608 K. 08.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11958
KARAR NO : 2012/7608
KARAR TARİHİ : 08.05.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 01/12/1994 tarihinden itibaren Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun ve 23/09/2008 tarihinden itibaren de emekliliğe hak kazandığının tespitiyle, prim yapılandırması hakkının saklı tutulmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Davacı, 1.12.1994 tarihinden itibaren 2926 sayılı Yasa’ya göre Tarım bağ-kur sigortalısı olduğunun, 23.9.2008 tarihinden itibaren emekliliğe hak kazandığının tespiti ile 5510 sayılı yasa ile ilgili haklarının saklı tutulmasını istemiştir.
Mahkemece, davacının 1.12.1994 tarihinden itibaren Tarım Bağ-kur sigortalısı olduğunun ve davalı kuruma emeklilik için müracaat ettiği 25.9.2008 tarihinde emekliliğe hak kazandığının tespitine, davacının emeklilik için müracaat ettiği 25.9.2008 tarihinde askerlik borçlanması dahil prim borcunun bulunmadığı tespit edildiğinden 5510 sayılı yasanın prim yapılandırılması hükümlerine ilişkin davacı hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de, hüküm dosya kapsamındaki belgelere uygun bulunmamaktadır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacının 01/12/1994 tarihinde tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak tescilinin yapıldığı, daha sonra ise ziraat odası kaydı olmadığı gerekçesiyle 31/12/1994 tarihi itibariyle iptal edildiği, … Ziraat Odası’nca davacının 06/05/1994 tarihinden itibaren oda kaydı bulunduğunun bildirildiği, kurum kontrol memurluğunca … Ziraat Odası’nda yapılan denetleme sonrasında düzenlenen 11/05/2009 tarihli tutanakta davacının 06/05/1994 tarihli kaydının geçersiz olduğunun bildirildiği, davacının 05/11/1996 tarihinden itibaren S.S 940 sayılı … Fındık Tarım Satış Kooperati’nde ortaklık kaydının bulunduğu, davacının teslim ettiği ürün bedellerinden 1994,1995,1996 yıllarından prim tevkifatı yapıldığı, 1996,1998,1999,2000,2001 yıllarında … Fındık Tarım Satış Kooperati’ne; 2006,2007 ve 2009 yıllarında Toprak Mahsulleri Ofisi’ne ürün teslim ettiği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 Sayılı Yasada, 506 Sayılı Yasanın 79. maddesindeki gibi, geçmiş Tarım Bağ-Kur hizmetlerinin tespitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. Anılan yasanın 5. maddesinde, 7. maddede belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin, kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı belirtilmiştir. Yasanın 10. maddesindeki kayıtlar Kurum tarafından yapılacak olan tescil işlemleri için uygulama alanı bulmaktadır.
Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş kararları; Kurumun prim alacaklarını Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi halinde, Bağ-Kur’un prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi, yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiğinden, prim tevkifatının yapıldığı tarihi izleyen aybaşından itibaren sigortalı olarak kabulü gerektiği yönündedir.
İlk prim kesintisini izleyen yıllarda prim kesintisi veya ürün tesliminin gerçekleştiğinin belirlendiği durumlarda, bu yıllar için de tespit kararı verilmesi gerekmektedir.
Tarım Bağ-Kur sigortalılığının temel koşulu 2926 sayılı Yasanın 2/1 ve 3/b maddelerinde belirtildiği gibi, tarımsal faaliyette bulunmaktır. Prim tevkifatına dayalı tespit davasında, salt ziraat odası ve kooperatif kaydı gibi belgelerin bulunması, davanın kabulü için yeterli değildir. Tarımsal faaliyetin sürdüğünün, faaliyete ilişkin olarak hangi tarımsal ürünlerin üretildiği, nereye satıldığı veya teslim edildiği gibi hususlar da somutlaştırılarak belirlenmelidir. Prim tevkifatı ve ürün tesliminin, bir iki yıl dışında süreklilik arzettiği hallerde de, tarımsal faaliyetin sürekli olduğu kabul edilebilir.
Prim kesintisinin bulunmadığı yıllarda, tarımsal faaliyetin saptanması bakımından, ürünlerin ne şekilde değerlendirdiğini ortaya koymak, davacının tarımsal faaliyete elverişli taşınmazlarının bulunup bulunmadığını araştırmak, tarımsal faaliyetin taşınmazların kiralanması suretiyle yürütüldüğü iddia ediliyor ise, bu konuda taşınmazların kimden, hangi yıllar için kiralandığı, hangi tarımsal ürünlerin üretimi için faaliyette bulunulduğu, kiralayan kişinin Tarım Bağ-Kur sigortalılığının bulunup bulunmadığı, kiracının kiralama yoluyla tarımsal faaliyetini yürütmeye elverişli tarımsal alet edevatının bulunup bulunmadığı gibi ayrıntılı araştırma yapmak, gerektiğinde tarımsal faaliyetin yapıldığı iddia edilen dönemdeki muhtar ve azaların bilgilerine başvurmak, özetle, tarım faaliyetinin devam edip etmediğini hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde ortaya koymak ve sonucuna göre hüküm kurmak gerekir.
Yapılacak iş; 01/01/2002 ve devamı dönemi için yukarıda belirtilen hususlar çerçevesinde gerekli araştırmayı yapmak ve çıkacak sonuca göre infazda tereddüt yaratmayacak şekilde karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, yukarıda belirtilen hususlara uygun ayrıntılı araştırma yapılmadan karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm sair yönleri incelenmeksizin bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün sair hususlar incelenmeksizin yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 08/05/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.