YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12108
KARAR NO : 2012/8351
KARAR TARİHİ : 17.05.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, Kurum tarafından gönderilen ödeme emirlerindeki hesaplamada yer alan faiz oranlarının yüksek olması nedeniyle iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava nitelikçe, 2001 yılı 1. 5. ve 6. aylarına ait prim, işsizlik sigorta primi, özel iletişim vergisi ile eğitime katkı payı bedellerinin tahsili için gönderilen ödeme emirlerinin ve takiplerin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece kurum alacağının tahakkuk ettiği tarih ile takip tarihi arasında 5 yılı aşkın süre geçtiği ve bu suretle Kurum alacağının zaman aşımına uğradığından bahisle, davanın kabulü ile ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiş ve bu karar süresinde davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Ödeme emrinin tebliğ tarihe göre davanın süresi içerisinde açıldığı ve davacının 22.10.2010 tarihli dava dilekçesinde, Kurum alacağının zaman aşımına uğradığını ileri sürmediği uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık borçlu tarafça ileri sürülmese bile zaman aşımının resen dikkate alıp alınmayacağına ilişkindir. Zamanaşımı savunması bir def’i olup ileri sürülmedikçe hakim tarafından re’sen dikkate alınası mümkün değildir. Bu duruma göre davacı dava dilekçesinde borcun zaman aşımına uğradığı yönünde bir dava nedenine dayanmadığı halde, Mahkemece Kurum alacağının zaman aşımına uğrayıp uğramadığının resen incelenerek dava konusu ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesinin isabetsiz olduğu açıktır.
Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuksal olgular dikkate alınmadan, yazılı şekilde hüküm kurması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, 17.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.