Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/12126 E. 2012/8353 K. 17.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12126
KARAR NO : 2012/8353
KARAR TARİHİ : 17.05.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, Kurum tarafından başlatılan icra takiplerinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava nitelikçe, davacı şirket tarafından açılan iflasın ertelenmesi davasında, 05.11.2008 tarihli kararla 6183 sayılı Yasaya göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılmamasına ve evvelce başlatılan takiplerin de durdurulmasına karar verildiği, anılan davada verilen kararın bozulması üzerine 17.12.2009 tarihli duruşmada daha önceki ihtiyati tedbirlerin devamına dair ara kararı verildiği halde, davalı Kurumun prim, işsizlik sigorta primi ile damga vergisi alacakları için 09.03.2010 tarihinde ödeme emri düzenlediğinden bahisle ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece Kocaeli Ticaret Mahkemesinin 05.11.2008 günlü kararıyla iflasın bir yıl süre ile ertelenmesine karar verdiği, aynı kararda 6183 sayılı Yasaya göre yapılan takiplerde dahil olmak üzere davacı hakkında hiçbir takip yapılmaması konusunda tedbir kararı verildiği, dava tarihi itibarıyla bu tedbirlerin devam ettiğinden bahisle davacı hakkında davalı Kurum tarafından başlatılan dava konusu takiplerin ve ödeme emirlerin iptaline karar verildiği ve bu karar süresinde davalı kurum vekili tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Davacının 29.06.2007 tarihinde Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesinde İflasın Ertelenmesi davası açtığı ve bu davanın sonuçlanmadığı ortadadır. Hal böyle olunca iflasın ertelenmesi davasının sonucunun beklenilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, 17.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.